Halk arasında “Napolyon” olarak bilinen ve coğrafi işaretle tescillenen dünyaca ünlü Akşehir kirazında bu yıl rekolte dopingi yaşanıyor. Geçen yıl yaşanan zirai don felaketi nedeniyle üretimin durma noktasına geldiği bölgede, bu yıl 25 ila 30 bin ton arasında hasat gerçekleştirilmesi öngörülüyor. Akşehir Kiraz Üreticileri Birliği, üretilen birinci sınıf kirazların yaklaşık yüzde 80’inin Avrupa ülkeleri ve Rusya’ya ihraç edileceğini açıkladı.

GEÇEN YILIN İZLERİ BOL YAĞIŞLA SİLİNDİ
Konya’nın batı bölgesinde meyveciliğin lokomotifi konumunda yer alan Akşehir ilçesinde, tescilli Napolyon kirazının hasat dönemi heyecanla başladı. Geçtiğimiz üretim sezonunda nisan ve mayıs aylarında meydana gelen ağır zirai don olayları nedeniyle ağaçların çiçek açamaması, bölge çiftçisine büyük bir ekonomik darbe vurmuştu. Ancak 2026 yılı ilkbahar döneminde kaydedilen verimli yağışlar, tarım arazilerindeki makro dengeleri yeniden kurdu ve üreticinin yüzünü güldüren bir rekolte artışını beraberinde getirdi.
Türkiye’nin toplam kiraz ihracat hacminin tek başına yüzde 24’ünü sırtlayan Akşehir havzasında, bu yıl rekoltenin 25 bin ile 30 bin ton seviyesine ulaşması tahmin ediliyor. Küresel pazarda yüksek rekabet gücüne sahip olan tescilli meyvenin, bu sezon hem kalibresi hem de tonajı ile pazar payını artırması hedefleniyor.

AKŞEHİR GÖLÜ’NÜN MİKROKLİMA ETKİSİ KALİTEYİ KATLADI
Dünyanın en nitelikli kiraz havzalarından biri olarak kabul edilen Sultan Dağları ile Akşehir Gölü arasındaki 30 kilometrelik şeritte, meyvenin kendine has lezzetinin sırrı coğrafi konumda gizli. Akşehir Kiraz Üreticileri Birliği Başkanı Suat Ordu, bölgedeki iklimsel avantajları ve doğal döngünün meyve kalitesine etkilerini şu sözlerle aktardı:
“Hava şartlarının getirdiği mevsimsel döngü nedeniyle bu yıl hasat takviminde kısa süreli bir gecikme yaşandı. Fakat bu durum meyvelerin dalında daha fazla beslenmesini sağlayarak kalibreyi ve etli yapısını olumlu yönde etkiledi. Yağışların ardından sabah saatlerinde ağaç yapraklarında ve meyvelerin üzerinde oluşan çiy tabakası, tescilli kirazımızın olgunlaşma kalitesini en üst seviyeye çıkarıyor. En büyük sevincimiz ise Akşehir Gölü’nün yeniden su tutmaya başlaması oldu. Göldeki su varlığı havzada mükemmel bir mikro iklimleme sistemi yarattı. Bu doğal nem dengesi, Akşehir kirazının aromasını ve dayanıklılığını doğrudan artırıyor.”
ÜRETİMİN YÜZDE 80’İ AVRUPA VE RUSYA YOLCUSU
Yüksek aroması, sert dokusu ve uzun raf ömrü sayesinde uluslararası lojistikte büyük avantaj sağlayan Napolyon kirazı, dış ticaret pazarında yoğun talep görüyor. Birlik Başkanı Suat Ordu, toplanan mahsulün çok büyük bir kısmının küresel pazara arz edileceğini belirterek, “Bu yıl hedeflediğimiz ihracat standartlarını yakaladık. Hasat edilen ürünlerimizin yüzde 70 ile 80’i başta Avrupa Birliği ülkeleri ve Rusya Federasyonu olmak üzere yurt dışına gönderilecek” dedi.

KİLO BAŞINA MALİYET 60 TL: ÇİFTÇİNİN GÖZÜ FİYATLARDA
Üretim maliyetlerinin yüksek seyrettiği tarım sektöründe, çiftçilerin gelir-gider dengesini koruması sürdürülebilir tarım için büyük önem arz ediyor. Havzadaki güncel maliyet tablolarını paylaşan Suat Ordu, işçilik masraflarının altını çizdi.
Bir kilogram kirazın sadece bahçeden toplanma ve işçilik maliyetinin 25 TL sınırına dayandığını ifade eden Ordu, “Buna sulama, ilaçlama, gübreleme ve traktör mazot giderlerini de eklediğimizde, üreticimize bir kilo kirazın net maliyeti 60 TL civarında gerçekleşiyor. En büyük temennimiz, ihracat kapılarının aktif çalışmasıyla ürünlerimizin bu maliyet eşiğinin çok daha üzerinde değer bulmasıdır. Çiftçimizin emeğinin karşılığını alması, doğrudan Türkiye ekonomisinin cari dengesine pozitif katkı sağlayacaktır. Çiftçimiz gülerse, gelecek yıl çok daha yüksek standartlarda üretim yapmak için toprağına sarılır” değerlendirmesinde bulundu. İlçedeki soğuk hava depoları ve ihracat entegre tesislerinde hummalı çalışmalar devam ediyor.

