Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Menopozda Hangi Belirtiler Tehlikeli? Uzmanı Tek Tek Açıkladı

Menopozun ilk beş yılında kemik kaybının hızlanabileceğine dikkat çeken Op. Dr. Asiya Sadıgzade, özellikle menopoz sonrası hafif lekelenme şeklinde görülen kanamaların bile ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti.

Menopozun ilk beş yılında kemik kaybının hızlanabileceğine dikkat çeken Op.

Menopoz, kadın yaşamının doğal bir evresi olsa da bu dönemde ortaya çıkan bazı değişiklikler sağlık açısından yakından takip edilmeyi gerektiriyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Asiya Sadıgzade, sıcak basmaları, gece terlemeleri ve uyku sorunlarının yanı sıra kemik erimesi ve kalp-damar hastalıkları riskine dikkat çekti. Özellikle menopoz sonrası görülen vajinal kanamaların ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti.

Medical Park Ataşehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Asiya Sadıgzade, menopoz döneminde yaşanan hormonal değişikliklerin kadınların fiziksel ve psikolojik sağlığını etkileyebildiğini söyledi.

Genellikle 45-55 yaşları arasında gerçekleşen menopozun her kadında farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini ifade eden Sadıgzade, düzenli sağlık kontrollerinin önemini vurguladı.

Östrojen seviyesindeki azalmanın kemik sağlığından uyku düzenine kadar birçok alanda değişikliklere neden olabildiğini belirten uzman, yaşam kalitesini etkileyen şikâyetlerde kişiye özel tedavi seçeneklerinin değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

MENOPOZ KAÇ YAŞINDA BAŞLAR?

Menopoz, yumurtalıkların foliküler aktivitesinin sona ermesiyle adet kanamalarının kalıcı olarak sonlandığı doğal bir süreç olarak tanımlanıyor.

Op. Dr. Asiya Sadıgzade, doğal menopozun çoğunlukla 45-55 yaş aralığında gerçekleştiğini, dünya genelinde ortalama menopoz yaşının yaklaşık 51 olduğunu belirtti.

Menopoz yaşının genetik özellikler, çevresel koşullar ve bireysel faktörlere göre değişebileceğini söyleyen Sadıgzade, tanı sürecinde adet düzeninin önemli bir gösterge olduğunu ifade etti.

Başka bir neden bulunmayan ve hormon tedavisi kullanmayan 45 yaş üzerindeki kadınlarda, 12 ay boyunca adet kanaması görülmemesi menopoz tanısında temel ölçütlerden biri olarak kabul ediliyor.

MENOPOZ BELİRTİLERİ NELERDİR?

Menopoz öncesindeki geçiş dönemi, tıpta perimenopoz olarak adlandırılıyor.

Bu süreçte hormon seviyelerinde yaşanan dalgalanmalar nedeniyle adet düzeninde değişiklikler ortaya çıkabiliyor.

Sıcak basmaları, gece terlemeleri, uyku sorunları ve duygu durum değişiklikleri en sık karşılaşılan belirtiler arasında bulunuyor.

Östrojen düzeyinin azalmasına bağlı olarak vajinal kuruluk, kaşıntı ve cinsel ilişki sırasında ağrı da görülebiliyor.

Bazı kadınlarda tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonlarına yatkınlık gelişebileceğini belirten Sadıgzade, belirtilerin şiddetinin kişiden kişiye değiştiğini söyledi.

SICAK BASMALARI VE GECE TERLEMELERİNE KARŞI NELER YAPILABİLİR?

Menopoz döneminde sıcak basmaları ve gece terlemeleri, özellikle uyku kalitesini olumsuz etkileyebiliyor.

Op. Dr. Sadıgzade, günlük yaşam alışkanlıklarında yapılacak bazı düzenlemelerin bu şikâyetlerin yönetilmesine yardımcı olabileceğini belirtti.

Dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve sağlıklı vücut ağırlığının korunmasının önem taşıdığını ifade etti.

Kafein ve baharatlı yiyeceklerin bazı kadınlarda belirtileri tetikleyebileceğine dikkat çeken Sadıgzade, hafif kıyafetlerin tercih edilmesini ve yatak odasının serin tutulmasını önerdi.

Düzenli uyku saatleri oluşturulmasının da uyku kalitesini destekleyebileceğini söyledi.

Belirtilerin günlük yaşamı belirgin şekilde etkilemesi durumunda ise uzman değerlendirmesi gerektiğini vurguladı.

MENOPOZUN İLK BEŞ YILINDA KEMİK KAYBI HIZLANABİLİR

Menopoz sonrasında östrojen seviyesindeki düşüş, kemik yapımı ve yıkımı arasındaki dengeyi etkileyebiliyor.

Bu durum kemik mineral yoğunluğunun azalmasına ve osteoporoz olarak bilinen kemik erimesi riskinin artmasına yol açabiliyor.

Op. Dr. Sadıgzade, kadınların menopozun ilk beş yılında toplam kemik kütlelerinin yüzde 10-15’ini kaybedebileceğini belirtti.

Kemik sağlığının korunması için yeterli kalsiyum ve D vitamini alımının, dengeli beslenmenin ve düzenli fiziksel aktivitenin önemli olduğunu söyledi.

Kas güçlendirici egzersizlerin de kemik sağlığını desteklediğini ifade eden Sadıgzade, sigara ve alkol tüketiminden kaçınılmasını önerdi.

KEMİK ERİMESİ TARAMASI NE ZAMAN YAPILMALI?

Menopoz sonrası kemik erimesi ve kırık riskinin her kadın için ayrı değerlendirilmesi gerekiyor.

Op. Dr. Sadıgzade, 65 yaş ve üzerindeki kadınlarda DEXA yöntemiyle kemik mineral yoğunluğu ölçümünün önerildiğini belirtti.

65 yaş altındaki menopoz sonrası kadınlarda ise kırık riskinin FRAX değerlendirmesiyle incelenebileceğini ifade etti.

Yüksek risk saptanan kadınlarda DEXA taraması yapılabileceğini söyleyen Sadıgzade, tarama ve takip sürecinin bireysel risk faktörlerine göre planlanması gerektiğini vurguladı.

MENOPOZ KALP VE DAMAR SAĞLIĞINI NASIL ETKİLİYOR?

Menopoz döneminde yaşanan hormonal değişiklikler, kalp ve damar sağlığı açısından da önem taşıyor.

Östrojen düzeyindeki azalma, yaşlanmayla birlikte ortaya çıkan metabolik değişimlerle birleştiğinde kalp-damar hastalıkları riskindeki artışa katkıda bulunabiliyor.

Op. Dr. Sadıgzade, bu dönemde kan basıncı, kan şekeri, kolesterol ve diğer kan yağlarının düzenli takip edilmesi gerektiğini belirtti.

Vücut ağırlığının kontrol altında tutulması ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının sürdürülmesi de kalp sağlığının korunmasına yardımcı oluyor.

Sadıgzade, özellikle düzenli sağlık kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğinin altını çizdi.

MENOPOZDA HORMON TEDAVİSİ HER KADIN İÇİN UYGUN MU?

Menopoz hormon tedavisi, yaşam kalitesini olumsuz etkileyen bazı belirtilerin kontrol altına alınmasında etkili bir seçenek olabiliyor.

Özellikle sıcak basmaları, gece terlemeleri, uyku bozuklukları ve vajinal kuruluk yaşayan kadınlarda hormon tedavisi değerlendirilebiliyor.

Erken menopoz ve prematür over yetmezliği durumlarında da hormon tedavisinin ayrı bir öneme sahip olduğunu belirten Sadıgzade, tedavi kararının kişiye özel verilmesi gerektiğini söyledi.

Kadının yaşı, menopozdan sonra geçen süre ve mevcut sağlık riskleri tedavi planının belirlenmesinde dikkate alınıyor.

Meme kanseri öyküsü, toplardamarlarda pıhtı oluşumu olarak bilinen venöz tromboemboli öyküsü ve bazı karaciğer hastalıkları hormon tedavisine engel oluşturabiliyor.

Bu nedenle hormon tedavisine yalnızca hekim değerlendirmesi sonucunda başlanması gerekiyor.

MENOPOZ SONRASI KANAMA NEDEN ÖNEMLİ?

Op. Dr. Asiya Sadıgzade, menopoz döneminde ortaya çıkan her belirtinin doğal hormonal değişikliklere bağlanmaması gerektiği konusunda uyardı.

Özellikle menopoz sonrasında görülen vajinal kanamaların mutlaka tıbbi değerlendirmeden geçirilmesi gerektiğini söyledi.

Hafif lekelenme şeklindeki kanamaların bile göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayan Sadıgzade, bu durumda kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurulmasını önerdi.

Menopoz sonrası kanamanın farklı nedenleri olabileceğinden, altta yatan durumun belirlenmesi için uygun incelemelerin yapılması önem taşıyor.

BU BELİRTİLERDE DOKTORA BAŞVURULMALI

Menopoz sonrasında bazı yakınmaların ayrıntılı tıbbi değerlendirme gerektirebileceğini belirten Sadıgzade, özellikle süreklilik gösteren pelvik ağrıya dikkat çekti.

Karında nedeni açıklanamayan şişlik, istemsiz kilo kaybı ve memede yeni fark edilen değişiklikler de ihmal edilmemesi gereken belirtiler arasında bulunuyor.

Bunun yanında sıcak basmaları, uyku sorunları ve duygu durum değişikliklerinin günlük yaşamı ciddi ölçüde etkilemesi durumunda da uzman desteği alınması öneriliyor.

Op. Dr. Sadıgzade, menopozun her kadında aynı şekilde ilerlemediğini, dolayısıyla takip ve tedavi planının kişisel ihtiyaçlara göre oluşturulması gerektiğini ifade etti.

MENOPOZ DÖNEMİNDE DÜZENLİ TAKİP YAŞAM KALİTESİNİ DESTEKLİYOR

Menopoz, kadın yaşamının doğal bir dönemi olmakla birlikte hormonal değişikliklerin sağlık üzerindeki etkileri nedeniyle düzenli takip gerektirebiliyor.

Kemik erimesi ve kalp-damar hastalıkları riskinin değerlendirilmesi, sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivite alışkanlıklarının sürdürülmesi bu dönemde önem taşıyor.

Menopoz belirtilerinin yaşam kalitesini olumsuz etkilemesi halinde uygun tedavi seçeneklerinin hekim tarafından değerlendirilmesi gerekiyor.

Op. Dr. Asiya Sadıgzade, menopoz sürecinin her kadında farklı ilerleyebileceğini hatırlatarak özellikle menopoz sonrası kanamaların ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı. Düzenli sağlık kontrolleri, bireysel risklerin değerlendirilmesi ve gerektiğinde uzman desteği alınması, bu dönemin daha sağlıklı geçirilmesine yardımcı olabiliyor.