Diyanet kurban ibadetinde doğru bilinen yanlışları açıkladı, uzmanlar ise uyardı: Çocukların alnına kan sürmek ve kesimi izletmek travma sebebi!
Diyanet İşleri Başkanlığı, kurban ibadetinin usulüne uygun şekilde eda edilmesi amacıyla kapsamlı bir bilgilendirme metni yayımladı. Kurbanlık hayvanların yaş sınırlarına dikkat çekilen açıklamada; devenin 5, sığır ve mandanın 2, koyun ve keçinin ise 1 yaşını doldurmuş olması gerektiği hatırlatıldı. Küçükbaş hayvanların sadece tek bir kişi adına, büyükbaş hayvanların ise en fazla 7 kişiye kadar ortaklaşa kurban edilebileceği vurgulandı.
Dini hükümlere göre kurbanlık hayvanın organlarının tam ve sağlıklı olması büyük önem taşıyor. Diyanet, kesim esnasında hayvana eziyet edilmemesi, bıçak bileme gibi hazırlıkların hayvanın gözü önünde yapılmaması ve diğer hayvanların göreceği şekilde yan yana kesim gerçekleştirilmemesi gerektiğinin altını çizdi.
Diyanet Açıkladı: Kurbanda Doğru Bilinen Yanlışlar
Açıklamada halk arasında doğru olduğu sanılan ancak dini dayanağı bulunmayan birçok inanışa da açıklık getirildi. İşte öne çıkan o maddeler:
- Kesimsiz Kurban Bağışı: “Kesimsiz kurban bağışı” adı altında yapılan yardımların dini bir temeli yoktur ve bu bağışlarla kurban ibadeti yerine getirilmiş sayılmaz.
- Kabir veya Ölü Kurbanı: İslam dininde “kabir kurbanı” ya da “ölü kurbanı” şeklinde özel bir kurban türü bulunmamaktadır.
- Alna Kan Sürmek: Kurban kanının insanların alnına ya da araba tekerleği gibi eşyalara sürülmesinin dinen hiçbir geçerliliği yoktur.
- Hissedar Sayısı: Büyükbaş kurbanlıklarda ortak sayısının mutlaka 3, 5, 7 gibi tekli sayılardan oluşması şartı aranmaz; üst sınır 7 olmak üzere her sayı caizdir.
- Kadınların Kurban Kesmesi: Kadınların kurban kesemeyeceği yönündeki algı tamamen yanlıştır; kesim becerisine sahip her Müslüman bu işlemi yapabilir.
Uzman Psikolog uyardı: 12 Yaş Öncesine Kesimi İzletmeyin
Madalyonun diğer yüzünde ise çocuk psikolojisi yer alıyor. Uzman Psikolog Tuğçe Yıldırım, kurban kesim sürecine şahit olan çocuklarda, özellikle 12 yaş altı grupta ağır travmatik etkiler görülebileceğini belirtti. Görsel hafızası oldukça güçlü olan çocukların bu sahneleri zihinlerinde büyüterek dünyayı güvensiz bir yer olarak algılayabileceğini ifade etti.
Yıldırım, çocukların alnına kan sürülmesi ve kesim anını izlemesinin yaratacağı tehlikeleri şu sözlerle aktardı:
”Kurban kesimine tanıklık eden çocuklarda gece korkuları, uyku bozuklukları, kaçınma davranışları ve olayın zihinde sürekli canlanması gibi yoğun kaygı tepkileri görülebilir. Bu korku yalnızca psikolojik kalmaz; iştahsızlık, yemek yemeyi reddetme ve et ürünlerine karşı aşırı tiksinme gibi bedensel tepkilere de yol açabilir.”
”Öldürmek” Değil “Yardımlaşma” Dilini Kullanın
Kurban Bayramı’nın çocuklara anlatılırken seçilen kelimelere dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Tuğçe Yıldırım, “kesmek, öldürmek, canını almak” gibi ürkütücü ifadeler yerine “paylaşma, yardımlaşma ve ihtiyaç sahiplerini sevindirme” temalarının işlenmesini önerdi. Çocukların bayramın sosyal, birleştirici ve onarıcı yönüne dahil edilmesinin empati yeteneklerini geliştireceğini belirten uzman, etlerin dağıtılması ve bayram sofralarının hazırlanması gibi süreçlerin çocuklara sorumluluk olarak verilmesinin daha sağlıklı olacağını sözlerine ekledi.



