Çanakkale Savaşları Enstitüsü’nün araştırmasına göre, Nusret Mayın Gemisi’nin 1914’te karaya oturduğu ancak kısa sürede kurtarılarak kritik görevine devam ettiği ortaya çıktı.
Çanakkale Savaşları Enstitüsü’nün yürüttüğü araştırmalar, Çanakkale Deniz Savaşları’nın seyrini değiştiren Nusret Mayın Gemisi’ne ilişkin dikkat çekici bir detayı gün yüzüne çıkardı. Enstitü Müdürü Utkan Emre Er, Nusret’in 8 Mart 1915’te mayınları dökmeden yaklaşık üç ay önce karaya oturduğunu açıkladı.
Er, arşiv kayıtlarına dayanarak yaptığı değerlendirmede, Nusret’in 27 Aralık 1914’te Rumeli sahilinde Yalova Burnu ve Uzunburun mevkisi civarında sığlığa saplandığını belirtti. Olayın dönemin kritik askeri hareketliliği sırasında yaşandığını ifade eden Er, bu durumun büyük bir risk oluşturduğunu söyledi.

Kurtarma operasyonu başarıyla tamamlandı
Kazanın ardından hızlı bir müdahale süreci başlatıldığını belirten Er, askeri kayıtlar doğrultusunda kurtarma operasyonunun koordineli şekilde yürütüldüğünü aktardı. Bölgeye gönderilen deniz unsurları ve Samsun Vapuru’nun katkısıyla Nusret’in herhangi bir hasar almadan kısa sürede kurtarıldığını ifade etti.
26 mayınla savaşın kaderini değiştirdi
Nusret Mayın Gemisi’nin, 8 Mart 1915’te Erenköy Koyu’na döktüğü 26 mayın ile savaşın seyrini değiştirdiği hatırlatılırken, bu mayınların müttefik donanmasına ağır kayıplar verdirdiği ve denizden geçiş planlarını tamamen durdurduğu vurgulandı.

“Zafer tesadüf değil”
Utkan Emre Er, yaşanan kazanın savaşın gidişatını etkilemediğini, aksine dönemin askeri yönetim kabiliyetini ortaya koyduğunu belirterek, “Bu olay, eldeki imkanların ne kadar etkin kullanıldığını gösteriyor. Çanakkale Zaferi bir tesadüf değil, planlı ve kararlı bir mücadelenin sonucudur” dedi.
Boğaz savunması kapsamında farklı gemilerin koordineli şekilde görev yaptığını belirten Er, Nusret’in özellikle stratejik mayın hatlarının oluşturulmasında kritik rol üstlendiğini ifade etti.


