İran Meclisi ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, küresel güçlerle yürütülen nükleer müzakerelere ilişkin uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandıran çok sert bir açıklamaya imza attı. Tahran’ın öncelikli olarak diplomasi masasına sadık olduğunu belirten Kalibaf, verilen taahhütlerin çiğnenmesi halinde askeri güç imasında bulunarak “En iyi konuştuğumuz dile geçeriz” uyarısını yaptı.
TAHRAN’DAN BATI BAŞKENTLERİNE DİPLOMASİ MUHTIRASI
Orta Doğu coğrafyasında askeri ve siyasi gerilimlerin doruk noktasına ulaştığı, nükleer müzakere süreçlerinin hassas dengeler üzerinde ilerlediği kritik bir dönemde, Tahran yönetiminden diplomatik kuralları zorlayan sertlikte bir çıkış geldi. İran Meclis Başkanı ve aynı zamanda uluslararası nükleer müzakereleri yürüten heyetin lideri olan Muhammed Bakır Kalibaf, Batılı devletlerin taahhütlerine sadık kalıp kalmayacağına yönelik küresel bir uyarı mesajı yayınladı.
Sanal medya platformundaki resmi hesabı üzerinden stratejik bir paylaşımda bulunan Kalibaf, Tahran’ın mevcut dış politika önceliklerini ve sabrının sınırlarını açıkça çizdi. Mesajında doğrudan müzakere masasının diğer ucunda oturan küresel güçleri hedef alan İranlı üst düzey yetkili, diplomatik teamüllerin dışına çıkılabileceğinin ilk somut sinyalini verdi.
“DİĞER DİLLERİ ÇOK DAHA AKICI KONUŞUYORUZ”
Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, resmi açıklamasında Tahran’ın şimdiye kadar barışçıl ve diplomatik çözüm yollarını aralayan “diplomasi dili”ni kurumsal bir tercih olarak benimsediğini ifade etti. Ancak bu tercihin bir zafiyet olarak algılanmaması gerektiğinin altını çizen Meclis Başkanı, İran’ın masadaki haklarını korumak adına her türlü savunma ve askeri refleks modeline de sahip olduğunu ima etti.
Uluslararası anlaşmaların tek taraflı olarak ihlal edilmesine ya da verilen sözlerin zamana yayılarak askıda bırakılmasına tolerans göstermeyeceklerini vurgulayan Kalibaf, dünya medyasının manşetlerine taşınan şu iddialı cümleleri kurdu:
“Biz ülke olarak her zaman barışçıl diplomasi dilini tercih ettik ve masada kalmaya özen gösterdik. Ancak muhataplarımızın bilmesi gereken çok net bir gerçek var; biz diğer dilleri çok daha akıcı bir şekilde konuşuyoruz. Eğer uluslararası kamuoyu ve müzakere ortaklarımız bize verdikleri sözleri kuruşu kuruşuna tutmazlarsa, biz de diplomasiyi bir kenara bırakarak en iyi konuştuğumuz dile acilen geçiş yapacağız.”
KÜRESEL NÜKLEER MASASINDA GERİLİM SİNYALİ
Siyasi uzmanlar, Muhammed Bakır Kalibaf’ın bu keskin çıkışını, İran’ın uranyum zenginleştirme programı ve askeri savunma doktrini üzerinden Batı blokuna yönelik örtülü bir tehdit hamlesi olarak yorumluyor. Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupalı müttefiklerin yaptırımları kaldırma konusundaki isteksiz tavrına karşılık Tahran’ın sabrının tükendiği net bir dille dünyaya deklare edilmiş oldu.
Özellikle bölgede nükleer tesislerin güvenliği ve balistik füze denemeleri nedeniyle tansiyonun tırmandığı bu günlerde gelen “başka bir dile geçeriz” açıklaması, Pentagon ve Brüksel hattında yeni bir güvenlik analizi yapılmasına yol açtı. İran’ın önümüzdeki günlerde masadan çekilip çekilmeyeceği ya da nükleer faaliyetlerine hız verip vermeyeceği, muhatap devletlerin bu sert muhtıraya vereceği resmi yanıtların ardından kesinlik kazanacak.

