Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İnme Tedavisinde “Altın İlk Ay” Hayati Önem Taşıyor

Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Yakup Krespi, inme sonrası hasar gören beyin dokusunun kendini onarmasını destekleyen hücresel ve robotik tedavilerin bir arada kullanıldığı multimodal yaklaşımların önemini açıkladı.

Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Yakup Krespi, inme sonrası hasar gören

Kelam Haber’i Google’da daha sık görmek için tercih edilen kaynaklarınıza ekleyin.

Kelam Haber’i tercih edilen kaynaklara ekle

Dünyada ve Türkiye’de en önemli engellilik nedenlerinin başında gelen inme (felç) tedavisinde ezberler bozuluyor. Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Yakup Krespi, geleneksel fizyoterapi yaklaşımlarının ötesine geçilmesi gerektiğini belirterek, inme sonrası hasar gören beyin dokusunun kendini onarmasını destekleyen “nöro-onarımı” hedefleyen yeni nesil tedavi prensiplerini açıkladı. İnme sonrası ilk bir ayın “altın dönem” olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Krespi, tıkanan damar açıldıktan sonra hücresel tedaviler, nöromodülasyon ve yoğunlaştırılmış robotik egzersizlerin bir arada yürütüldüğü çok yönlü (multimodal) tedavi programlarının önemine dikkat çekti.

İLK 24 SAATTEN SONRA BÜYÜK BİLİNMEZLİK BAŞLIYOR

İnme (felç) vakalarında ilk 24 saatte uygulanan acil tıbbi müdahaleler hayat kurtarırken, hastaların yaşam kalitesini ve gelecekteki bağımsızlık düzeyini belirleyen asıl mücadele bu sürenin hemen ardından başlıyor. İstinye Üniversitesi Liv Hospital Bahçeşehir İnme Merkezi Direktörü Prof. Dr. Yakup Krespi, inme anında hem hastanın hem de ailenin büyük bir şokla karşı karşıya kaldığını belirtti.

Acil inme tedavisinin ardından hastaların ve ailelerin “Bundan sonra ne olacak?” sorusuyla baş başa kaldığını ifade eden Prof. Dr. Krespi, şu değerlendirmelerde bulundu:

“İlk 24 saat büyük bir bilinmezlikle hastaneye gelindiğinde en iyi tedavi verilmeye çalışılıyor. Ancak asıl mesele ilk 24 saat bittikten sonra başlıyor. Çünkü ilk acil tedaviler ne kadar başarılı olursa olsun, her 3 hastadan 2’sinde felç veya konuşma bozukluğu gibi nörolojik fonksiyon kayıpları kalıcı olabiliyor. Bu sürecin yegane garantisi, kesintisiz ve doğru yapılandırılmış bir ‘nöroiyileşme’ tedavi sürecidir.”

“NÖROREHABİLİTASYON KAVRAMININ ÖTESİNE GEÇİLMELİ”

Prof. Dr. Krespi, günümüzde inme tedavisinin tam başarıya ulaşması için sadece kaybedilen hareketleri çalıştırmayı hedefleyen geleneksel “nörorehabilitasyon” kavramının ötesine geçilmesi gerektiğinin altını çizdi. Modern tıpta asıl hedefin beynin hasar sonrası kendini tamir etme mekanizması olan “nöro-onarımı” ve “nöro-tamiri” desteklemek olduğunu söyleyen Krespi, “Beyin, doğru zamanda ve doğru yöntemlerle desteklendiğinde yeni bağlantılar oluşturabilir, sağlam bölgelerini hasarlı alanların yerine daha etkin kullanabilir” dedi.

İNME SONRASI REHABİLİTASYONDA TEMEL PRENSİPLER

Tıbbi kılavuzların işaret ettiği en önemli iyileşme prensiplerini sıralayan Prof. Dr. Krespi, başarılı bir nöroiyileşme süreci için kritik olan 4 maddeyi açıkladı:

  1. Erken Dönemde Müdahale: İlk 24 saatlik acil süreç bittikten ve hastanın klinik durumu stabilize olduktan sonra vakit kaybetmeden (ilk 48-72 saat, en geç bir hafta içinde) rehabilitasyona başlanmalıdır.
  2. Kesintisiz Tedavi ve Altın İlk Ay: Tedaviye ulaşmakta hiçbir kesintinin olmaması hayati önem taşır. Özellikle “Altın İlk Ay”, beynin hasara verdiği yanıtların ve iyileşme potansiyelinin en yüksek olduğu dönemdir.
  3. Çok Disiplinli (Multidisipliner) Ekip: Konuşma, yutma, felç ve psikolojik problemler gibi inmeye bağlı gelişen tüm fonksiyon kayıplarıyla eş zamanlı mücadele edebilecek uzman bir ekibin devrede olması şarttır.
  4. Yoğunlaştırılmış Seanslar: Günlük tedaviler sadece yarım saat ya da bir saatle sınırlandırılmamalı; gün içerisinde 3 ila 5 saate kadar uzayabilen, hasta için anlamlı ve tekrarlı egzersizlerden oluşmalıdır.

BEYİNDEKİ NÖRONLARIN ONARIMI İÇİN “NEUR-ON” PROGRAMI

İstinye Üniversitesi Liv Hospital Bahçeşehir İnme Merkezi’nde geliştirdikleri ve “Neur-ON” adını verdikleri inme sonrası tedavi programına değinen Prof. Dr. Yakup Krespi, bu programın beynin temel yapı taşı olan nöronların yeniden onarılmasını hedeflediğini belirtti.

Başarılı bir iyileşmenin ilk şartının beyne giden kan akışının yeniden sağlanması olduğunu, ancak damar açıldıktan sonra asıl onarım sürecinin başladığını ifade eden Krespi, “Bu dönemde beyin dokusunun kendini onarmasını destekleyen ilaçlar ve yeni nesil hücresel tedavilerin zaman kaybetmeden uygulanması büyük önem taşır. Bu tedaviler, hasarlı bölgedeki zararlı iltihabi süreci azaltırken beyin hücrelerinin yeniden yapılanmasına ve birbirleriyle yeni bağlantılar kurmasına yardımcı olur” dedi.

ROBOTİK TEKNOLOJİ TEK BAŞINA YETMİYOR

Hücrelerin yenilenmesinin tek başına yeterli olmadığını, oluşan yeni sinirsel bağlantıların çalışmaya başlaması için beynin dışarıdan manyetik ve elektriksel beyin uyarımı (nöromodülasyon) gibi yöntemlerle uyarılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Krespi, robotik cihazların rolüne de açıklık getirdi:

“İyileşmenin kalıcı olması için hastaların her gün çok sayıda doğru hareketi tekrar etmesi gerekir. Günümüzde bunu sağlamada robotik rehabilitasyon teknolojileri önemli bir yere sahiptir. Ancak tüm robotik sistemler aynı değildir ve tek başına mucize yaratmaz. Asıl başarı, sadece robot kullanmakla değil; beyin onarımını destekleyen farklı tedavilerin bir arada kullanıldığı çok yönlü (multimodal) bir tedavi yaklaşımının doğru zamanda ve doğru sırayla uygulanmasıyla elde edilir.”

Prof. Dr. Krespi, yakın gelecekte yapay zeka destekli sistemler sayesinde bu tedavi programlarının her hastanın kişisel ihtiyaçlarına göre özelleştirileceğini ve rehabilitasyonun etkinliğinin çok daha üst seviyelere çıkarılacağını sözlerine ekledi.

İlginizi Çekebilir