Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Kış yaklaşırken D vitamini uyarısı: Bu belirtiler varsa dikkat

D vitamini eksikliği belirti vermeden ilerleyebilir; uzmanlar özellikle sonbahar ve kış aylarında şüphe halinde kendi kendine yüksek doz takviye başlamak yerine hekim değerlendirmesi öneriyor.

D vitamini eksikliği belirti vermeden ilerleyebilir; uzmanlar özellikle sonbahar ve

Sonbahar ve kış aylarında güneşten alınan UVB ışınlarının azalması D vitamini düzeylerinin düşmesine yol açabiliyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. İrem Köroğlu, eksikliğin her zaman belirti vermediğini belirterek yüksek doz takviyelerin hekim kontrolü olmadan kullanılmaması gerektiğini söyledi.

Havaların soğuması ve günlerin kısalmasıyla birlikte güneşte geçirilen süre de azalıyor. Bu değişim, özellikle sonbahar ve kış aylarında D vitamini düzeylerini etkileyebiliyor.

Medical Park İstanbul Onkoloji Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. İrem Köroğlu, D vitamini eksikliğinin her zaman belirgin şikayetlerle ortaya çıkmadığını söyledi.

Köroğlu’na göre güneşe az çıkanlar, ileri yaştakiler, koyu cilt pigmentasyonuna sahip kişiler, emilim problemi bulunanlar ve obezitesi olanlarda eksiklik riski daha yüksek olabiliyor.

Ancak uzmanların en önemli uyarılarından biri şu: D vitamini düşüklüğünden şüphelenildiğinde gelişigüzel yüksek doz takviyeye başlanmamalı.

KIŞIN D VİTAMİNİ NEDEN DÜŞEBİLİR?

Vücudun D vitamini üretiminde güneş ışığı önemli rol oynuyor.

Özellikle UVB ışınları, ciltte D vitamini sentezinin gerçekleşmesine katkı sağlıyor.

Sonbahar ve kış aylarında güneş ışınlarının geliş açısının değişmesi ve insanların açık havada daha az zaman geçirmesi nedeniyle D vitamini üretimi azalabiliyor.

Dr. Köroğlu, bu etkinin herkeste aynı olmadığını vurguluyor.

Yaş, ten rengi, yaşam tarzı, beslenme, giyim alışkanlıkları ve güneşe maruz kalma süresi kişinin D vitamini düzeyini etkileyebiliyor.

D VİTAMİNİ VÜCUTTA NE İŞE YARIYOR?

D vitamininin en iyi bilinen görevlerinden biri kemik sağlığını desteklemek.

Kalsiyum ve fosfor metabolizmasında önemli rol oynayan D vitamini, kemiklerin normal yapısının korunmasına katkıda bulunuyor.

Kas fonksiyonları ve bağışıklık sisteminin normal çalışmasında da rolü bulunuyor.

NIH’nin güncel bilgi notlarında da D vitamininin kalsiyum dengesi ve kemik metabolizması açısından önemli olduğu belirtiliyor.

EKSİKLİK HER ZAMAN BELİRTİ VERMEYEBİLİR

D vitamini düşüklüğünü yalnızca kişinin kendini nasıl hissettiğine bakarak anlamak mümkün olmayabilir.

Dr. Köroğlu, eksikliğin birçok kişide belirti vermeden ilerleyebileceğini söylüyor.

Belirti görüldüğünde ise halsizlik, kas güçsüzlüğü ve yaygın kas-kemik ağrıları ortaya çıkabiliyor.

İleri eksiklikte hareketle ilişkili bazı şikayetler de görülebiliyor.

Ancak burada önemli bir ayrım var.

HER YORGUNLUK D VİTAMİNİ EKSİKLİĞİ DEĞİL

Halsizlik ve yorgunluk çok sayıda farklı sağlık sorununda görülebilen belirtiler.

Bu nedenle kişinin yalnızca kendini yorgun hissetmesine bakılarak “D vitaminim düşük” sonucuna varılması doğru değil.

Köroğlu, belirtiler ile kişinin risk faktörlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.

Gerek görülmesi halinde test kararı hekim tarafından veriliyor.

YAZIN GÜNEŞLENMEK KIŞA YETMEYEBİLİR

Yaz aylarında bol güneş görmek, kişinin kış boyunca kesin olarak yeterli D vitamini seviyesine sahip olacağı anlamına gelmiyor.

D vitamini üretimini birçok değişken etkiliyor.

Günün hangi saatinde güneşe çıkıldığı, güneşin açısı, cilt tipi, yaş, kıyafetler ve güneş koruyucu kullanımı bunlardan bazıları.

Bu nedenle yaz aylarında güneşlenmiş olmak, sonbahar ve kış döneminde herkeste aynı sonucu oluşturmuyor.

DAHA FAZLA GÜNEŞ DAHA İYİ ANLAMINA GELMİYOR

D vitamini için güneşten yararlanmak önemli olsa da bunun uzun süreli ve kontrolsüz güneşlenme anlamına gelmediği vurgulanıyor.

Dr. Köroğlu, özellikle güneş yanığından kaçınılması gerektiğine dikkat çekiyor.

Amaç, D vitamini üretimini desteklemeye çalışırken cildi gereksiz UV maruziyetine bırakmak değil.

KİMLERDE D VİTAMİNİ EKSİKLİĞİ RİSKİ DAHA YÜKSEK?

Bazı gruplarda D vitamini düzeylerinin düşük olma ihtimali daha yüksek olabiliyor.

Uzmanın dikkat çektiği risk grupları arasında güneşe çok az çıkan veya sürekli kapalı ortamlarda yaşayan kişiler bulunuyor.

Vücudunun büyük bölümünü kapatan kıyafetler kullananlar ve ileri yaştaki bireylerde de risk artabiliyor.

Koyu cilt pigmentasyonuna sahip kişiler de risk grubunda değerlendirilebiliyor.

BESLENME VE EMİLİM SORUNLARI DA ETKİLİ

D vitamini yalnızca güneş ışığıyla ilişkili değil.

Beslenme düzeni ve bağırsaklardan emilim de düzeyleri etkileyebiliyor.

D vitamini açısından yetersiz beslenen kişilerde veya emilim bozukluğuna yol açabilecek sağlık sorunları bulunanlarda eksiklik ihtimali artabiliyor.

Obezitesi olan kişiler de hekim tarafından ayrıca değerlendirilebilecek risk grupları arasında.

D VİTAMİNİ TESTİ NASIL YAPILIYOR?

D vitamini durumunun değerlendirilmesinde genellikle kandaki 25-hidroksi D vitamini, yani 25(OH)D düzeyi kullanılıyor.

Bu test D vitamini durumunu değerlendirmede kullanılan temel ölçümlerden biri.

Ancak Dr. Köroğlu, herkesin rutin olarak test yaptırması gerektiği yönündeki yaklaşımın doğru olmadığını söylüyor.

USPSTF de hiçbir belirti göstermeyen sağlıklı yetişkinlerin tamamının rutin olarak D vitamini eksikliği açısından taranmasının yararını göstermek için mevcut kanıtların yetersiz olduğunu belirtiyor.

TEST KARARI KİŞİYE GÖRE VERİLMELİ

Kişinin risk faktörleri, mevcut hastalıkları, belirtileri ve genel klinik durumu test kararında önem taşıyor.

Bu nedenle “kış geldi, herkes D vitamini ölçtürmeli” şeklinde genel bir yaklaşım önerilmiyor.

Hekim gerekli görürse kan testiyle D vitamini düzeyinin değerlendirilmesine karar verebiliyor.

YÜKSEK DOZ D VİTAMİNİ NEDEN RİSKLİ?

D vitamini takviyelerinde en önemli uyarılardan biri kontrolsüz yüksek doz kullanımı.

“Vitamin olduğu için zararsızdır” düşüncesi doğru değil.

NIH’ye göre aşırı D vitamini alımı kandaki kalsiyum seviyesinin tehlikeli şekilde yükselmesine yol açabiliyor.

Bunun sonucunda bulantı, kusma, kas güçsüzlüğü, aşırı susama, sık idrara çıkma ve böbrek taşı gibi sorunlar görülebiliyor. Çok yüksek dozlar daha ciddi böbrek ve kalp sorunlarına kadar ilerleyebiliyor.

“DAHA YÜKSEK DAHA İYİ” YAKLAŞIMI DOĞRU DEĞİL

Dr. Köroğlu, D vitamini konusunda “daha yüksek değer daha sağlıklıdır” yaklaşımının yanlış olduğunu vurguluyor.

Takviye dozunun kişinin kan düzeyine, risk faktörlerine ve hekim değerlendirmesine göre belirlenmesi gerekiyor.

Özellikle yüksek doz içeren ürünlerin kişinin kendi kararıyla uzun süre kullanılması önerilmiyor.

D VİTAMİNİ HANGİ BESİNLERDE VAR?

Beslenme de D vitamini alımını destekleyebiliyor.

Yağlı balıklar bu açıdan öne çıkan besinler arasında.

Somon, yumurta sarısı ve D vitaminiyle zenginleştirilmiş bazı süt ve süt ürünleri besinsel kaynaklar arasında yer alıyor.

Ancak Dr. Köroğlu, vücudun D vitamini sentezinde güneş ışığının yine de önemli bir yere sahip olduğunu belirtiyor.

D VİTAMİNİ ALMAK KIŞIN HASTALANMAYI ÖNLER Mİ?

D vitamininin bağışıklık sisteminin normal işleyişinde rolü bulunuyor.

Ancak bu durum, D vitamini takviyesi alan kişinin grip, soğuk algınlığı veya başka enfeksiyonlara yakalanmayacağı anlamına gelmiyor.

Dr. Köroğlu, D vitamini eksikliği bulunan kişilerde bu eksikliğin giderilmesinin önemli olduğunu ancak enfeksiyonlardan korunmanın yalnızca vitamine bağlanmaması gerektiğini belirtiyor.

Yeterli uyku, dengeli beslenme, el hijyeni ve uygun aşıların da koruyucu sağlık yaklaşımının parçaları olduğunu ifade ediyor.

SONBAHARDA NE YAPILABİLİR?

Sonbahar aylarında mümkün olduğunca açık havada fiziksel aktivite yapmak günlük yaşam açısından faydalı bir yaklaşım olabilir.

Dengeli beslenme de önemini koruyor.

Ancak D vitamini açısından risk grubunda bulunan kişilerin durumlarını hekimle değerlendirmeleri öneriliyor.

Özellikle belirtileri bulunan veya eksiklik açısından risk taşıyan kişilerin gelişigüzel takviye başlamak yerine profesyonel değerlendirme alması gerekiyor.

EN ÖNEMLİ MESAJ: KENDİ KENDİNİZE YÜKSEK DOZ BAŞLAMAYIN

Sonbahar ve kış aylarında D vitamini düzeylerinin düşme ihtimali artsa da bu durum herkeste eksiklik gelişeceği anlamına gelmiyor.

Belirti olmaması da D vitamini düzeyinin kesinlikle normal olduğu anlamına gelmeyebilir.

Bu nedenle risk grubunda olanlar veya eksiklikten şüphelenenler için en güvenli yol, kişisel değerlendirme yapılması.

Dr. Köroğlu’nun temel uyarısı ise net: D vitamini eksikliğinden şüphelenildiğinde yüksek doz takviyeye kişinin kendi kendine başlaması yerine, ölçüm veya tedavinin gerekip gerekmediği hekimle birlikte değerlendirilmelidir.