Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Ağırman, 7 Eylül Dünya Duchenne Farkındalık Günü’nde DMD hastalığına dikkat çekerek; koşarken geride kalma, merdiven çıkamama ve yerden kalkmakta zorlanma gibi belirtilerin basit bir gelişim farklılığı olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.
Genellikle erkek çocuklarında erken yaşlarda ortaya çıkan ve ilerleyici kas güçsüzlüğüne yol açan genetik bir kas hastalığı olan Duchenne Musküler Distrofi (DMD), erken dönemde fark edilmediğinde yaşam kalitesini ciddi oranda olumsuz etkiliyor. Medipol Mega Üniversite Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Ağırman, 7 Eylül Dünya Duchenne Farkındalık Günü kapsamında hastalığın erken belirtileri ve takip süreçleri hakkında önemli uyarılarda bulundu.
2-6 YAŞ ARASINDAKİ BELİRTİLERE DİKKAT!
DMD’nin genetik temelli bir kas hastalığı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Mehmet Ağırman, kaslardaki belirli proteinlerin eksikliğine bağlı olarak gelişen hastalığın özellikle 2-6 yaş aralığında ilk sinyallerini vermeye başladığını kaydetti. Türkiye’de her yıl yaklaşık 150 erkek çocuğun Duchenne ile dünyaya geldiğini hatırlatan Prof. Dr. Ağırman, şu belirtilere dikkat çekti:
“Bu çocuklarda geç yürümeye başlama, yürümekte ve koşmakta güçlük, merdiven çıkarken duraklama veya zorlanma, oturduğu yerden kalkarken destek alma gibi kas aktivitesi gerektiren hareketlerde problemler görebiliyoruz. Bir çocuk akranı koşarken geride kalıyorsa veya normal gelişim basamaklarında bir aksama fark ediliyorsa ailelerin bunu ihmal etmeyip mutlaka bir uzmana başvurması gerekiyor.”
“SADECE KASLARI DEĞİL, TÜM VÜCUDU ETKİLEYEBİLİYOR”
Duchenne’in yalnızca kas dokusuyla sınırlı bir tablo olmadığını belirten Prof. Dr. Ağırman, hastalığın bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini söyledi. DMD’nin kalp, solunum sistemi, kemikler ve hareket sisteminin farklı bölümlerini de etkileyebildiğini ifade eden uzman isim, hastaların kardiyoloji, nöroloji ve fizik tedavi gibi farklı branşların yer aldığı multidisipliner bir ekiple takip edilmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı.
ERKEN REHABİLİTASYON BAĞIMSIZ YAŞAMIN ANAHTARI
Hastalıkta erken tanının ardından rehabilitasyon sürecine vakit kaybetmeden başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Ağırman, tedavideki temel amacın çocuğun günlük yaşam aktivitelerinde bağımsızlığını korumak olduğunu ifade etti. Ağırman, “Erken fark etmek, erken tanı koymak ve rehabilitasyona erken başlamak kas gücünün desteklenmesi ve çocuğun kaliteli, bağımsız bir yaşam sürdürebilmesi açısından en kritik adımdır” diyerek ailelerin çocuk gelişim basamaklarını titizlikle izlemesi gerektiğini sözlerine ekledi.

