Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Türkiye’den COP31’e Diyalog ve Aksiyon Mesajı

Bakan Murat Kurum, Türkiye’nin COP31 vizyonunu “diyalog, uzlaşı ve aksiyon” ilkeleriyle açıkladı. Antalya’da düzenlenecek zirvede liderler düzeyinde oturumlar yapılacak, sonuç odaklı bir eylem ajandası Mart ayında dünyaya duyurulacak.

Bakan Murat Kurum, Türkiye’nin COP31 vizyonunu “diyalog, uzlaşı ve aksiyon”

Beşiktaş’ta düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31’inci Taraflar Konferansı (COP31) kapsamında konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Türkiye’nin COP31 vizyonunu “Diyalog, Uzlaşı ve Aksiyon” ilkeleri üzerine inşa ettiklerini belirterek, Mart ayında güçlü ve yapılandırılmış bir eylem ajandasının dünyaya ilan edileceğini açıkladı.

Bir otelde gerçekleştirilen konferansa Bakan Murat Kurum’un yanı sıra COP30 Başkanı Andre Aranha Correa do Lago, BM İklim Değişikliği Çerçevesi İcra Sekreteri Simon Stiell ile çok sayıda yabancı temsilci katıldı. Tanıtım filminin gösterimi sonrasında ortak basın toplantısı düzenlendi.

“COP toplantıları kritik ve kıymetli”

Konuşmasında iklim krizinin etkilerine dikkat çeken Bakan Kurum, COP toplantılarının küresel ölçekte büyük önem taşıdığını ifade etti. İklim değişikliğinin artık yalnızca çevresel bir mesele olmadığını vurgulayan Kurum, ticaretten ulaşıma, sanayiden enerjiye kadar pek çok alanı doğrudan etkileyen bir varlık-yokluk sorunu haline geldiğini söyledi. Türkiye’nin tarihi birikimi, somut iklim adımları ve küresel adalet perspektifiyle COP31’e Antalya’da ev sahipliği yapacağını belirten Kurum, 9-20 Kasım tarihlerinde gerçekleştirilecek zirve için yoğun hazırlık yürütüldüğünü kaydetti. İstanbul’da gerçekleştirilen Birinci Stratejik Misyon çalışmasının da uluslararası katılımla tamamlandığını aktardı.

“Süreç sonuç odaklı yürütülecek”

COP31 Başkanlığı sürecini sonuç üretmeye odaklı bir anlayışla yürüteceklerini belirten Kurum, önceki COP’larda alınan kararların sahiplenileceğini ifade etti. Türkiye ve Avustralya’nın iş birliği içinde hareket edeceğini vurgulayan Kurum, taraflar arasında güven inşa etmeyi ve somut çıktı üretmeyi hedeflediklerini dile getirdi.

Türkiye’nin yaklaşımını “Tek ses değil diyalog, ayrılık değil uzlaşı, durağanlık değil aksiyon” sözleriyle özetleyen Kurum, kimseyi dışlamayan, adil ve tarafsız bir başkanlık anlayışı benimseyeceklerini söyledi. Küresel iklim eyleminde geri adımın kabul edilemeyeceğini belirten Kurum, tüm ülkelere tanınan esneklik alanının sınırlarına gelindiğini açık ifadelerle anlatacaklarını kaydetti. Bu yaklaşımın yalnızca teknik müzakere çerçevesi değil, insanlığın doğayla ilişkisini yeniden hatırlatan bir sorumluluk anlayışı taşıdığını ifade etti.

“COP31 Geleceğin COP’u olacak”

Göbeklitepe’yi insanlığın ortak anlam etrafında buluştuğu ilk merkez olarak nitelendiren Kurum, COP31’i de bu ruhla “Geleceğin COP’u” şeklinde tanımladıklarını söyledi. Diyalogun başlangıç noktası olacağını belirten Kurum, hükümetler, özel sektör, şehirler, gençler ve sivil toplumun kapsayıcı biçimde sürece dahil edileceğini ifade etti. Uzlaşının uygulanabilir ve hakkaniyetli taahhütlerle sağlanacağını, aksiyonun ise yatırım ve politika uyumu ile destekleneceğini vurguladı.

Zirvenin Antalya’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesinde iki gün sürecek programla yapılacağını açıklayan Kurum, ilk gün liderler düzeyinde oturumlar gerçekleştirileceğini, ikinci gün ise uygulama odaklı yuvarlak masa toplantıları düzenleneceğini bildirdi. Erdoğan’ın diplomasi anlayışının iklim diplomasisinde de güven ve uzlaşı üretici rol üstleneceğini dile getirdi.

“Çok taraflılığa güveni yeniden inşa edeceğiz”

Bakan Kurum, COP31 Başkanlığı’nın güçlü bir vizyonla çok taraflılığa duyulan güveni yeniden tesis etmeyi hedeflediğini belirterek, Türkiye’nin tarih boyunca adalet ve hukukun yanında yer aldığını söyledi. İklim krizine karşı mücadelenin merkezinde doğayla uyumlu yaşam anlayışının bulunduğunu ifade eden Kurum, Türkiye’nin küresel iklim mücadelesinde doğal merkez konumunda olduğunu kaydetti.

Konferansta konuşan BM İklim Değişikliği Çerçevesi İcra Sekreteri Simon Stiell ise fosil yakıtlara bağımlılığın sürdürülmesinin maliyetleri artırdığını belirterek, ülkelerin birlikte hareket ederek süreci hızlandırması gerektiğini söyledi. İklim eyleminde yeni bir “üçüncü dönem”e girileceğini ifade eden Stiell, 2028’de yapılacak ikinci küresel durum değerlendirmesine daha güçlü taahhütlerle gidilmesi gerektiğini vurguladı. Finansman akışının hızlandırılmasının özellikle kırılgan ve gelişmekte olan ülkeler açısından kritik önem taşıdığını dile getirdi.