Menopoz dönemindeki hormonal değişimler; uykudan kemik sağlığına, kilo kontrolünden günlük yaşam konforuna kadar farklı alanları etkileyebiliyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Fatih Mehmet Kaya, özellikle menopoz sonrası kanamaların değerlendirilmesi ve tedavinin kişiye özel planlanması gerektiğini vurguladı.
Menopoz, adet kanamalarının sona ermesinin yanında hormonal değişimlerle vücudun farklı sistemlerini etkileyebilen doğal bir yaşam dönemi. Bu süreçte ortaya çıkan şikâyetlerin türü, şiddeti ve günlük yaşama etkisi ise her kadında farklı olabiliyor.
Medicana International İstanbul Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Fatih Mehmet Kaya, menopozun yalnızca adetlerin bitmesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Belirtilerle birlikte uzun vadeli sağlık risklerinin de ele alınmasını öneren Kaya, kişiye uygun takip ve tedavinin önemine dikkat çekti.
MENOPOZA GEÇİŞTE ŞİKÂYETLER DEĞİŞEBİLİYOR
Kaya, menopoza geçiş döneminde adet kanamalarının sıklığında, süresinde ve miktarında değişiklikler yaşanabildiğini belirtti. Hormonal dalgalanmaların bu dönemde farklı yakınmalara yol açabildiğini ifade etti.
Bazı kadınlarda sıcak basması ve gece terlemesi öne çıkarken bazılarında uyku sorunları, yorgunluk, çarpıntı, kas ve eklem ağrıları veya cinsel istekte azalma görülebildiğini söyledi.
Bu farklılıklar nedeniyle menopoz sürecinin herkes için aynı şekilde ilerlemediğini vurgulayan Kaya, yaklaşımın kişinin şikâyetleri ve ihtiyaçları değerlendirilerek belirlenmesi gerektiğini kaydetti.
GECE TERLEMELERİ UYKUYU VE GÜNLÜK YAŞAMI ETKİLEYEBİLİYOR
Sıcak basması ve gece terlemesinin yaşam kalitesini etkileyebildiğini belirten Kaya, özellikle gece terlemelerinin uykuyu bölerek gün içinde yorgunluğa neden olabildiğini anlattı.
Uyku düzenindeki bozulmalara huzursuzluk, duygu durumunda değişiklikler ve dikkat toplamakta güçlük de eşlik edebiliyor. Kaya, bu yakınmaların iş hayatına ve sosyal ilişkilere yansıyabildiğini ifade etti.
Düzenli uyku alışkanlığı, fiziksel aktivite ve stres yönetiminin destekleyici olduğunu söyledi.
VAJİNAL KURULUK VE İDRAR YOLU YAKINMALARI PAYLAŞILMALI
Östrojen azalmasının vajinal dokularda kuruluk ve hassasiyete yol açabildiğini belirten Kaya, cinsel ilişki sırasında ağrı, yanma ve bazı idrar yolu şikâyetlerinin de görülebildiğini aktardı.
Bu yakınmaların kimi zaman yaşlanmanın doğal bir parçası kabul edilerek sağlık kuruluşuna başvurunun ertelendiğini söyledi. Şikâyetlerin yalnızca menopozla ilişkilendirilip geçiştirilmemesi gerektiğini vurguladı.
Kaya’ya göre belirtilerin hekimle paylaşılması, kişinin ihtiyaçlarına uygun tedavi seçeneklerinin değerlendirilmesine olanak sağlıyor.
KEMİK VE KALP-DAMAR SAĞLIĞI TAKİBİ ÖNEM TAŞIYOR
Kaya, menopozla birlikte östrojen düzeyinin azalmasının kemik kaybını hızlandırabildiğini ve osteoporoz riskini artırabildiğini belirtti. Sağlık takibinin jinekolojik şikâyetlerle sınırlı tutulmaması gerektiğini söyledi.
Yaş, sağlık geçmişi ve risk faktörlerine göre kemik yoğunluğu ölçümü, kolesterol ve kan şekeri değerlendirmeleri gibi kontrollerin planlanabildiğini ifade etti.
Yeterli kalsiyum ve D vitamini alımı, dengeli beslenme ve düzenli fiziksel aktivitenin kemik sağlığını desteklediğini belirten Kaya, kalp-damar sağlığının da kişiye uygun kontrollerle izlenmesini önerdi.
KİLO KONTROLÜNDE SÜRDÜRÜLEBİLİR ALIŞKANLIKLAR
Menopoz dönemindeki metabolik değişiklikler ve kas kütlesindeki azalma, kilo kontrolünü zorlaştırabiliyor. Kaya, vücuttaki yağ dağılımının değişebildiğini ve özellikle karın çevresindeki yağlanmanın artabildiğini söyledi.
Dengeli beslenmenin, yeterli protein almanın ve düzenli hareketin bu süreçte önem taşıdığını belirtti. Yürüyüşün yanı sıra kişinin fiziksel kapasitesine uygun kas güçlendirme egzersizlerinin de genel sağlığı destekleyebildiğini ifade etti.
Beslenme ve hareket alışkanlıklarının sürdürülebilir bir yaşam biçiminin parçası olması gerektiğini vurguladı.
MENOPOZ SONRASI LEKELENME BİLE DEĞERLENDİRİLMELİ
Kaya’nın özellikle dikkat çektiği konulardan biri menopoz sonrası kanamalar oldu. Adet kanamalarının 12 ay boyunca görülmemesinin ardından ortaya çıkan vajinal kanamanın, az miktarda lekelenme şeklinde olsa bile değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Bu kanamaların farklı jinekolojik sorunlarla ilişkili olabileceğini belirten Kaya, kendiliğinden geçmesini beklemenin veya menopozun doğal sonucu olarak görmenin doğru olmadığını ifade etti.
Kanamanın nedenini belirlemek için hekim değerlendirmesi yapılması ve gerekli incelemelerin planlanması gerektiğini kaydetti.
HORMON TEDAVİSİ HER KADIN İÇİN AYNI ŞEKİLDE PLANLANMIYOR
Hormon tedavisinin herkes için gerekli veya uygun olmadığını belirten Kaya, karar öncesinde yararların ve olası risklerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Kişinin yaşı, menopoz üzerinden geçen süre, belirtilerin şiddeti, sağlık öyküsü ve mevcut hastalıklarının tedavi planını etkilediğini ifade etti. Hormon tedavisinin uygun olmadığı ya da tercih edilmediği durumlarda hormon dışı seçeneklerin de değerlendirilebildiğini aktardı.
Kaya, hangi seçenek uygulanırsa uygulansın düzenli hekim kontrolünün ve olası etkilerin takibinin önem taşıdığını belirtti.
BELİRTİLERİ KABULLENMEK YERİNE DEĞERLENDİRMEK GEREKİYOR
Menopozun doğal bir dönem olmasının, yaşanan şikâyetlerin göz ardı edilmesini gerektirmediğini vurgulayan Kaya, özellikle günlük yaşamı etkileyen belirtiler ve devam eden sağlık sorunları için uzman değerlendirmesini önerdi.
Kaya, kişiye özel takip, sürdürülebilir yaşam alışkanlıkları ve gerektiğinde tedavi desteğiyle hem günlük yaşam kalitesinin korunabileceğini hem de uzun vadeli sağlık risklerinin yönetilebileceğini belirtti. Menopoz sürecinde temel yaklaşımın, her kadının ihtiyaçlarını ayrı değerlendirmek olduğunu ifade etti.
Kaynak: DHA
