Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Her 4 Kadından Birinde Görülüyor: Anne Olmayı Erteleyenlere Yumurtalık Rezervi Uyarısı

Anne olmak isteyen ancak erteleyen her 4 kadından birini ilgilendiriyor! Ünlü profesörden ezber bozan yumurtalık rezervi uyarısı…

Anne olmak isteyen ancak erteleyen her 4 kadından birini ilgilendiriyor!

Prof. Dr. Murat Ekin, kariyer ve evlilik planları nedeniyle anneliği erteleyen kadınları uyardı: “35 yaşından sonra yumurtalık rezervi hızla düşüyor, Akdeniz tipi beslenme ve sağlıklı yaşam yumurtalıkları koruyor.”

Modern yaşamın getirdiği kariyer hedefleri ve evlilik planlarının ileri yaşlara ertelenmesi, kadınlarda anne olma yaşını her geçen gün yukarı taşıyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Murat Ekin, doğurganlığı doğrudan belirleyen “yumurtalık rezervi düşüklüğü” konusunda hayati uyarılarda bulundu. Günümüzde neredeyse her 4 kadından birinde düşük over rezerviyle karşılaştıklarını belirten Prof. Dr. Ekin, 35 yaş sonrasına dikkat çekerek beslenme ve yaşam tarzının bu süreçteki kritik rolünü anlattı.

Medipol Mega Üniversite Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Murat Ekin, kadınların biyolojik saatleri ile sosyal yaşam planları arasındaki dengeye dikkat çekti. Yumurtalık rezervinin, kadınların yumurtalıklarında bulunan ve anne olma potansiyelini belirleyen üreme hücrelerinin (yumurtaların) toplam miktarını ifade ettiğini belirten Ekin, zamanın bu rezerv üzerindeki en büyük etken olduğunu vurguladı.

Yumurtalık rezervinin 20’li ve 30’lu yaşlarda zirve noktasında olduğunu ifade eden Prof. Dr. Ekin, süreci şu sözlerle özetledi:

“Yumurtalık rezervini belirleyen en önemli ve değiştirilemez faktör yaştır. Kadınların yumurta kalitesi ve miktarı 30 yaşından sonra kademeli olarak azalmaya başlar, 35 yaş sonrasında ise bu düşüş ciddi şekilde hızlanır. Son yıllarda polikliniklerimize başvuran hastalarımızda yaptığımız incelemeler, düşük over rezervinin neredeyse her 4 kadından birinde karşımıza çıktığını gösteriyor.”

Genetik Risk ve Erken Menopoz Tehdidi

Yumurtalık rezervinin azalmasında sadece yaşın değil, genetik faktörlerin de büyük payı olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Ekin, ailesinde (anne, teyze, kız kardeş) erken menopoz öyküsü bulunan kadınların çok daha dikkatli ve erken yaşta önlem alması gerektiğini söyledi. Bunun yanı sıra çikolata kisti (endometriozis), geçirilmiş yumurtalık operasyonları, kemoterapi ve radyoterapi gibi tıbbi süreçlerin de rezervi ani şekilde düşürebileceği aktarıldı.

Beden Kitle İndeksine ve Uykuya Dikkat!

Yumurtalık sağlığını korumanın ve biyolojik saati desteklemenin yolunun sağlıklı yaşam tercihlerinden geçtiğini belirten Prof. Dr. Ekin, kadınlara şu tavsiyelerde bulundu:

  1. Düzenli Egzersiz: Haftada en az 2 ya da 2,5 saat orta tempolu egzersiz yapılmalıdır.
  2. Kilo Kontrolü: Yumurtalık fonksiyonlarının ideal şekilde çalışabilmesi için Beden Kitle İndeksi’nin (BKİ) 25’in altında tutulması gerekir.
  3. Zararlı Alışkanlıklar: Sigara, alkol ve kimyasal toksinler yumurta kalitesini doğrudan bozduğu için hayattan tamamen çıkarılmalıdır.
  4. Stres ve Uyku: Kronik stresten uzak durmak ve kaliteli uyku düzeni hormon salınımını dengeler.

Doğurganlığın Formülü: Akdeniz Tipi Beslenme

Beslenme alışkanlıklarının üreme sağlığı üzerindeki doğrudan etkisine değinen Prof. Dr. Ekin, fast food (hazır gıda) ve yüksek glisemik indeksli, şekerli yiyeceklerden uzak durulması gerektiğini söyledi.

Yumurtalıkları korumak için Akdeniz tipi beslenme modelinin benimsenmesini öneren Ekin, “Badem, cevis, avokado gibi sağlıklı yağlar içeren besinlerin tüketimi artırılmalıdır. Ayrıca hücre yenilenmesi ve yumurta kalitesi için A, C, D ve E vitaminleri ile birlikte Omega-3, çinko ve selenyum destekleri de bu süreçte oldukça faydalıdır” diye konuştu.

Rezerv Azaldıysa “Yumurta Dondurma” Alternatifi Var

Kadınların anne olma planları olmasa bile düzenli jinekolojik kontrollerle rezervlerini takip etmeleri gerektiğini belirten Prof. Dr. Murat Ekin, tanı yöntemleri ve tedavi alternatifleri hakkında şu bilgileri verdi:

“Yumurtalık rezervini bugün modern tıbbın sunduğu basit bir kan testi olan AMH (Anti-Müllerian Hormon) testi ve ultrasonografiyle kolayca değerlendirebiliyoruz. Rezervin kritik seviyenin altına düştüğü ancak kadının henüz evlenmediği ya da çocuk planını ileri yıllara ertelemek istediği durumlarda ‘yumurta dondurma’ seçeneği en güvenli alternatif olarak devreye giriyor. Doğru zamanda yapılan müdahaleler ve destek tedavilerle hastalarımıza gelecekte anne olabilme şansını sunabiliyoruz.”