Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Güllü Cinayetinde gerekçeli karar açıklandı; Tuğyan’a verilen hapis cezasında Sultan’ın yeminli ifadesi etkili oldu

Güllü davasındaki 25 sayfalık gerekçeli kararda tanık beyanları, kamera kayıtları ve uzman raporları değerlendirildi; savunma karara itiraz edeceğini açıkladı.

Güllü davasındaki 25 sayfalık gerekçeli kararda tanık beyanları, kamera kayıtları

Kelam Haber’i Google’da daha sık görmek için tercih edilen kaynaklarınıza ekleyin.

Kelam Haber’i tercih edilen kaynaklara ekle

Şarkıcı Güllü’nün ölümüne ilişkin davada, kızı Tuğyan Ülkem Gülter’e verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının gerekçesi açıklandı. Mahkeme, tanık beyanları ile kamera kayıtları ve raporları birlikte değerlendirdiğini belirtirken Gülter’in avukatı karara karşı üst yargı yollarına başvuracaklarını bildirdi.

Yalova’da “Güllü” adıyla tanınan şarkıcı Gül Tut’un hayatını kaybetmesine ilişkin davada, kızı Tuğyan Ülkem Gülter hakkında verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının gerekçeli kararı açıklandı. Yalova 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi, 25 sayfalık kararında mahkûmiyete esas aldığı tanık anlatımlarını, kamera kayıtlarını ve uzman raporlarını değerlendirdi.

Mahkeme, Gülter’in “kadına ve üstsoya karşı kasten öldürme” suçunu işlediğinin sabit olduğuna hükmetti. Buna karşılık, eylemin tasarlanarak gerçekleştirildiğinin dosyadaki delillerle ortaya konulamadığını belirtti. Savunma avukatı Merve Uçanok ise mahkemenin tanık beyanına ilişkin değerlendirmesine itiraz ederek kararı üst yargıya taşıyacaklarını açıkladı.

OLAYDAN MAHKÛMİYET KARARINA UZANAN SÜREÇ

Gül Tut, 26 Eylül 2025’te saat 01.26 sıralarında Yalova’nın Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi Vali Akı Caddesi’ndeki altı katlı binada bulunan evinin penceresinden düşerek yaşamını yitirdi. Şarkıcı 52 yaşındaydı.

Olayın ardından yürütülen soruşturmada, Tut’un kızı Tuğyan Ülkem Gülter ile o gece evde bulunan arkadaşı Sultan Nur Ulu gözaltına alındı. Gülter, 13 Aralık 2025’te kasten öldürme suçlamasıyla tutuklandı. Ulu hakkında ise ev hapsi kararı verildi.

Soruşturma sonunda Gülter hakkında “tasarlayarak üstsoya karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle dava açıldı. İlk duruşma 1 Ekim 2026’da yapıldı. Mahkeme, 9 Ekim’deki ikinci duruşmada ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmederek sanığın tutukluluğunun devamına karar verdi.

MAHKEME, TANIK ANLATIMINA NEDEN İTİBAR ETTİĞİNİ AÇIKLADI

Gerekçeli kararda, olay sırasında evde Gül Tut, Tuğyan Ülkem Gülter ve Sultan Nur Ulu’nun bulunduğu belirtildi. Ev ve apartman kameralarının incelenmesiyle, olaydan önceki gün boyunca ve ölümün gerçekleştiği saate kadar bu üç kişi dışında eve giren veya çıkan kimsenin bulunmadığının tespit edildiği aktarıldı.

Mahkemenin itibar ettiği tanık Sultan Nur Ulu, duruşmadaki anlatımında Gül Tut’un odaya geldiğini, kendisinin aynaya döndüğü sırada Gülter’in annesini arkasından üst baldırından tutarak pencereden attığını gördüğünü söyledi.

İlk ifadelerinde düşme anını görmediğini belirten Ulu, anlatımının neden değiştiği sorulduğunda Gülter’in kendisine zarar vermesinden ve suçu üzerine atmasından korktuğunu ifade etti.

Mahkeme, Ulu’nun ifadeleri arasındaki farklılığa ilişkin açıklamalarını birbiriyle uyumlu buldu. Kararda, tanığın Gülter’e iftira atmasını gerektirecek somut bir husumet nedeninin bulunmadığı da belirtildi. Ulu’nun suçlanmaktan korktuğuna ilişkin anlatımının dosyadaki diğer ifadelerle desteklendiği değerlendirildi.

KAMERA KAYITLARINDAKİ ZAMAN ÇİZELGESİ İNCELENDİ

Kararda yer verilen kamera kayıtlarına göre Gül Tut, olay gecesi saat 01.22 sıralarında tuvalete girdi. Saat 01.23.58 sıralarında buradan çıkarak “Herkes tamam mı?” dedi ve kızının odasına yöneldi.

Saat 01.26.37 sıralarında ise düşmenin ardından Gülter ile Ulu’nun panikle evin dış kapısına yönelerek merdivenlere koştuğu kaydedildi.

Bilirkişi raporlarında, odadaki iki kişinin Gül Tut’a yakın mesafede bulunduğu belirtildi. Düşme seslerinden sonra ani bir refleks bağırmasının duyulmadığına ilişkin değerlendirme ile olayın gerçekleşme biçimine dair fiziksel bulgular da gerekçeli kararda yer aldı.

KRİMİNAL İNCELEME VE ADLİ TIP BULGULARI

Odanın zemininde kayganlığa yol açabilecek bir madde bulunduğu iddiası üzerine kriminal inceleme yapıldı. İncelemede herhangi bir madde kalıntısına rastlanmadığı belirtildi.

Adli Tıp Kurumu raporlarında ise Gül Tut’un zehirlenerek öldüğüne ilişkin tıbbi delil bulunmadığı ifade edildi. Ölümün, yüksekten düşmeye bağlı ağır beden travması, kırıklar, beyin kanaması ve iç organ yaralanmalarından kaynaklanan iç kanama sonucu gerçekleştiği kaydedildi.

TASARLAMA YÖNÜNDEN ŞÜPHEDEN SANIK YARARLANDI

Mahkeme, Gülter’in öldürme kararını önceden ve kesin olarak ne zaman aldığına ilişkin yeterli belirleme yapılamadığını değerlendirdi. Suç kararının alınması ile eylem arasında, tasarlamanın gerektirdiği koşulların oluştuğunun ortaya konulamadığını belirtti.

Bu nedenle şüpheden sanığın yararlanması ilkesi doğrultusunda tasarlayarak öldürme suçunun oluşmadığına hükmetti. Ancak tanığın yeminli beyanları, kamera kayıtları, bilirkişi raporları ve diğer delilleri birlikte değerlendirerek kasten öldürme suçunun sabit olduğu sonucuna ulaştı.

Gülter’e “kadına ve üstsoya karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası veren mahkeme, takdiri indirim uygulamadı.

SAVUNMA, KARARI ÜST YARGIYA TAŞIYACAK

Gülter’in avukatı Merve Uçanok, DHA’ya yaptığı açıklamada mahkûmiyetin büyük ölçüde Sultan Nur Ulu’nun beyanına dayandığını savundu. Tanık anlatımına neden üstünlük tanındığının somut ve denetlenebilir gerekçelerle açıklanmadığını ileri sürdü.

Uçanok, diğer delillerle desteklenmeyen ve çelişkileri giderilmeyen tek bir tanık beyanının mahkûmiyet için yeterli sayılamayacağını belirterek üst kanun yollarına başvuracaklarını söyledi.

Gerekçeli karar, mahkemenin mahkûmiyet değerlendirmesini ve savunmanın buna yönelik itirazlarını ortaya koydu. Karara karşı, gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren iki hafta içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvurusu yapılabilecek.

Kaynak: DHA