Devlet Bahçeli’den AP Türkiye Raporu ve ABD-İran Mutabakatı Açıklaması

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Avrupa Parlamentosu'nun 2025 yılı Türkiye Raporu'na tepki göstererek, bağımsız Türk yargısının Brüksel'den gelen telkinlerle hizaya getirilemeyeceğini vurguladı.

​MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı’nda iç ve dış politikaya dair ezber bozan açıklamalarda bulundu. Avrupa Parlamentosu’nun 2025 yılı Türkiye Raporu’nu “eğri cetvelle çizilmiş bir metin” olarak nitelendiren Bahçeli; Türk yargısına, Ülkü Ocakları’na ve Mavi Vatan stratejisine yönelik ithamlara çok sert tepki gösterdi. Küresel gelişmelere de değinen MHP Lideri, ABD ile İran arasındaki nükleer mutabakat sürecini yakından ve ihtiyatla takip ettiklerini duyurdu.

​”TÜRKİYE TEHDİT VE TELKİNLERLE HİZAYA GETİRİLEMEZ”

​Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) grup toplantısında kürsüye çıkarak küresel odaklara ve Avrupa Birliği kurumlarına yönelik tarihi uyarılarda bulundu. Konuşmasının odak noktasına Avrupa Parlamentosu tarafından hazırlanan 2025 yılı Türkiye Raporu’nu alan Bahçeli, Brüksel’in Ankara üzerindeki vesayet arayışlarına set çekti.

​Türk yargı sisteminin bağımsızlığına vurgu yapan Bahçeli, dış aktörlerin Türk mahkemelerini yönlendirme çabalarını “dalalet dili” olarak tanımladı ve şu sert ifadeleri kullandı:

​”Yüce Türk yargısı, Brüksel salonlarında yazılan raporların himayesinde karar vermez. Türkiye Cumhuriyeti; dış aktörlerin tehdit, telkin ve terbiye imalarıyla yüzü Batı’ya çevrilip hizaya getirilemez. Herkes ayağını denk alacak, haddini bilecek, yerini iyi belleyecek. Bize sınır ötesinden ayar vermeye kalkan her kim varsa Türkiye Cumhuriyeti’nin hürriyetine ve egemenliğine yan gözle bakmamayı öyle ya da böyle öğrenecektir.”

 

​”AVRUPA ÖNCE KENDİ EVİNDEKİ ÇATLAKLARI GÖRSÜN”

​Fransa’da düzenlenen G7 Zirvesi ve Ukrayna savaşının Avrupa güvenlik mimarisinde açtığı derin gediklere dikkat çeken MHP Lideri, Batı dünyasının ciddi bir vizyon ve güvenlik krizi içinde olduğunu savundu. Avrupa’nın yıllardır Türkiye’ye demokrasi ve hukuk dersi vermeye çalışmasını “çarpıcı bir tezat” olarak değerlendiren Bahçeli, “Avrupa, kendi evinin duvarındaki çatlağı görmüş; fakat hala Türkiye’nin kapısına rapor çivileme hevesinden vazgeçmemiştir. Ne var ki bu yamalı bohçadan ne hakkaniyet çıkar ne de Türkiye’ye istikamet çizecek bir irade çıkar. Türk milletine biçim verecek terzi daha anasının karnından doğmamıştır” diyerek tepki gösterdi.

​”ÜLKÜ OCAKLARI’NI KRİMİNALİZE ETME ÇABALARININ FARKINDAYIZ”

​Avrupa Parlamentosu’nun raporunda Ülkü Ocakları’nı hedef alan ifadelere de ayrı bir parantez açan Devlet Bahçeli, bu karalama kampanyasının köklerinin geçmişe dayandığını hatırlattı. Benzer girişimlerin daha önce ABD Temsilciler Meclisi’nde de denendiğini belirten Bahçeli, Türk gençliğinin milli ve manevi omurgasını bozmaya yönelik operasyonlara geçit vermeyeceklerini söyledi:

“Bugün Brüksel’de aynı karalama faaliyetini rapor satırlarına iliştirenler vardır. Dün ABD Temsilciler Meclisi’nde, 2022 tarihli Ulusal Savunma Yetki Yasası’nın içine Ülkü Ocakları’nın terör örgütü olup olmadığının araştırılmasını öngören izansız bir madde sıkıştırılmak istenmiştir. O gün de hedef aynıydı, bugün de hedef aynıdır. Türk milliyetçiliğini kriminalize etme, Türk gençliğini milli ve manevi değerlerinden kopartıp köksüzleştirme gayretlerinin farkındayız.”

​”MAVİ VATAN’I ANTALYA KÖRFEZİ’NE HAPSETME RÜYASI”

​Raporun “Kıbrıs” ve “Mavi Vatan” başlıklarında takındığı tavrı “Bizans’ın küllenmiş ihtirasları” ve “Megali İdea arayışları” olarak niteleyen Bahçeli, Rum-Yunan ikilisinin yayılmacı politikalarına sahip çıkan Avrupa zihniyetini eleştirdi. Türkiye’nin denizlerdeki meşru haklarını ve KKTC’nin egemen eşitlik talebini “saldırganlık” veya “ayrılıkçılık” olarak yaftalayanların hüsrana uğrayacağını belirten Bahçeli, Türk milletinin denizlerdeki iradesinin Antalya Körfezi’ne hapsedilemeyeceğini vurguladı.

​ABD-İRAN MUTABAKATINA İHTİYATLI YAKLAŞIM

​Konuşmasının son bölümünde dış politikadaki küresel gelişmelere değinen Bahçeli, ABD ve İran arasında İsviçre’nin ev sahipliğinde yürütülen 14 maddelik mutabakat görüşmelerini değerlendirdi. Hürmüz Boğazı’nın açık tutulması, deniz ablukasının kaldırılması ve nükleer stokların denetimi gibi başlıkları içeren bu süreci insanlık huzuru adına olumlu bulduklarını ancak ihtiyatla yaklaştıklarını belirtti.

​İsrail’in Lübnan sahasındaki saldırganlığının bu mutabakat zeminini gölgelediğini ifade eden MHP Genel Başkanı, “Bölgeyi kan gölüne çeviren Siyonist tezvirat merkezinin, bir günde barış meleğine dönüşmeyeceği de unutulmamalıdır. Lübnan’da ateşkes, kalıcı ve ülkenin tüm topraklarını kapsayacak biçimde olmalı, mutabakat zaptı harfiyen uygulanmalı ve Hürmüz’de güvenli geçiş kesintisiz sağlanmalıdır” diyerek Türkiye’nin milli güvenliği açısından Ortadoğu ve Doğu Akdeniz’deki her sarsıntıyı soğukkanlılıkla takip etmeye devam edeceklerini ilan etti.

İlginizi Çekebilir 

Mobil sürümden çık