Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

ABD ve İran Arasında Savaş Dönemi Bitti: 14 Maddelik Tarihi Mutabakat

ABD Başkanı Donald Trump ve İran yönetimi, savaşı kalıcı olarak sona erdirecek ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ile deniz ablukasının kalkmasını sağlayacak 14 maddelik mutabakat metnini imzaladı.

ABD Başkanı Donald Trump ve İran yönetimi, savaşı kalıcı olarak

Kelam Haber’i Google’da daha sık görmek için tercih edilen kaynaklarınıza ekleyin.

Kelam Haber’i tercih edilen kaynaklara ekle

Küresel jeopolitikte tarihi bir dönüm noktası yaşandı; Amerika Birleşik Devletleri ile İran İslam Cumhuriyeti, aralarındaki savaşı kalıcı olarak sona erdirecek 14 maddelik tarihi mutabakat muhtırasını elektronik olarak imzaladı. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından duyurulan “İslamabad Mutabakat Anlaşması” kapsamında, İran Hürmüz Boğazı’nı ticari gemilere açmayı, ABD ise deniz ablukasını kaldırmayı taahhüt etti. Anlaşma metninde İran’ın yeniden inşası için 300 milyar dolarlık bir ekonomik kalkınma planı da yer alıyor.

YÜZYILIN ANLAŞMASI ELEKTRONİK İMZAYLA YÜRÜRLÜĞE GİRDİ

Dünya kamuoyunun nefesini tutarak takip ettiği ABD-İran geriliminde, askeri çatışmaları tamamen bitiren tarihi bir diplomatik zafere imza atıldı. Beyaz Saray, ABD Başkanı Donald Trump’ın savaşı sonlandıran resmi mutabakat metnini imzaladığını duyurdu. Eş zamanlı olarak Tahran’dan açıklama yapan İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi de mutabakat muhtırası metninin, her iki ülkenin devlet başkanları tarafından dijital ortamda onaylanarak derhal yürürlüğe girdiğini bildirdi.

Uluslararası arabuluculuk faaliyetlerinin odağında yer alan Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, “İslamabad Mutabakat Anlaşması” olarak adlandırılan tarihi belgenin en üst düzeyde imzalanmasının, tarafların kronik krizleri barışçıl ve diplomatik enstrümanlarla çözme iradesinin somut bir göstergesi olduğunu ilan etti.

İŞTE SAVAŞI BİTİREN 14 MADDELİK TARİHİ MUTABAKAT METNİ

ABD’li ve İranlı resmi yetkililer tarafından eş zamanlı olarak dünya basınına okunan ve küresel piyasaları rahatlatan 14 maddelik tarihi anlaşma şu kararlardan oluşuyor:

  1. 1. Askeri Operasyonların Sonu: ABD ile İran, Lübnan dahil tüm cephelerde askeri operasyonları derhal ve kalıcı olarak durdurduğunu ilan eder. Birbirlerine karşı güç kullanma tehdidinden kaçınmayı ve Lübnan’ın toprak bütünlüğünü güvence altına almayı taahhüt ederler.
  2. 2. Egemenliğe Saygı: Her iki devlet, birbirlerinin iç işlerine karışmamayı, egemenlik haklarına ve toprak bütünlüklerine karşılıklı olarak saygı göstermeyi taahhüt eder.
  3. 3. Nihai Müzakere Süresi: Taraflar, en fazla 60 gün içinde nihai barış anlaşmasını müzakere edip sonuçlandıracaktır. Bu süre karşılıklı rıza ile uzatılabilecektir.
  4. 4. Ablukanın Kaldırılması ve Çekilme: ABD, mutabakatın ardından İran’a yönelik deniz ablukasını kaldırmaya başlayacak ve 30 gün içinde tamamen bitirecektir. Nihai anlaşmanın ardından 30 gün içinde de İran sınırları yakınındaki askeri kuvvetlerini geri çekecektir.
  5. 5. Hürmüz Boğazı’nın Açılması: İran, ticari gemilerin Basra Körfezi’nden Umman Denizi’ne güvenli geçişi için gerekli askeri/teknik engelleri ve mayınları 30 gün içinde temizleyerek, boğazı 60 gün süreyle ücretsiz kullanıma açacaktır. Gelecekteki denizcilik hizmetleri için Umman Sultanlığı ile diyalog kurulacaktır.
  6. 6. 300 Milyar Dolarlık Yeniden İnşa Planı: ABD, bölgesel ortaklarıyla birlikte İran’ın ekonomik kalkınması ve yeniden inşası için en az 300 milyar dolar tutarında kesin bir plan hazırlayacaktır. Gerekli tüm finansal lisans ve muafiyetler ABD tarafından sağlanacaktır.
  7. 7. Yaptırımların Kaldırılması Takvimi: Nihai anlaşmanın bir parçası olarak BM Güvenlik Konseyi kararları, IAEA kararları ve ABD’nin tüm tek taraflı birincil/ikincil yaptırımları üzerinde mutabık kalınan takvime göre kaldırılacaktır.
  8. 8. Nükleer Silah ve Malzeme Güvencesi: İran, nükleer silah temin etmeyeceğini ve geliştirmeyeceğini teyit eder. Zenginleştirilmiş malzeme stoklarının imhası, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) gözetiminde yerinde seyreltme yöntemiyle çözülecektir.
  9. 9. Mevcut Durumun Korunması: Nihai anlaşmaya kadar statüko korunacaktır. İran nükleer programını mevcut seviyede tutacak, ABD ise yeni yaptırım uygulamayacak ve bölgeye ek asker sevk etmeyecektir.
  10. 10. Petrol İhracat Muafiyetleri: ABD Hazine Bakanlığı, nihai anlaşmaya kadar olan süreçte İran ham petrolü, petrol ürünleri, bankacılık ve sigortacılık işlemleri için küresel muafiyetler (lisanslar) tanıyacaktır.
  11. 11. Dondurulmuş Varlıkların Serbest Bırakılması: ABD, İran İslam Cumhuriyeti’ne ait dondurulmuş veya kısıtlanmış tüm fon ve varlıkların kullanımını tam olarak açacaktır. Fonlar İran Merkez Bankası’nın belirlediği lehtara ödemeler için kullanılabilecektir.
  12. 12. Ortak Yürütme Mekanizması: Mutabakat zaptının ve nihai anlaşmanın maddelerine uyulup uyulmadığını denetlemek amacıyla ortak bir yürütme mekanizması komisyonu kurulacaktır.
  13. 13. Münhasır Müzakereler: 1, 4, 5, 10 ve 11’inci maddelerin uygulanmaya başlanması koşuluyla, taraflar münhasıran diğer maddelerin detayları üzerinde nihai anlaşma müzakerelerine başlayacaktır.
  14. 14. BM Güvenlik Konseyi Onayı: İmzalanacak olan nihai anlaşma, uluslararası hukuka uygun olarak bağlayıcı bir BM Güvenlik Konseyi kararıyla tescil edilecek ve onaylanacaktır.

ULUSLARARASI ARABULUCULUK REÇETESİ RESMEN AÇIKLANDI

Tarihi anlaşmanın diplomatik arka planında Türkiye dahil bölgesel aktörlerin büyük payı bulunuyor. Başbakan Şahbaz Şerif, Pakistan’ın eş arabulucu Katar’ın güçlü desteğiyle teknik müzakereleri resmiyete dökmek üzere 19 Haziran 2026’da İsviçre’de resmi bir imza töreni düzenleyeceğini bildirdi.

Şerif, bu tarihi adıma katkılarından dolayı ABD Başkanı Donald Trump’a, İran dini lideri Mücteba Hamaney’e, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’a, Müzakere Heyeti Başkanı Kalibaf ile Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’ye şükranlarını sundu. Süreçte vazgeçilmez bir misyon üstlenen Türkiye, Suudi Arabistan ve Mısır liderlerine de paha biçilmez kurumsal katkıları dolayısıyla teşekkür eden Şerif, bu mutabakatın Orta Doğu coğrafyasında ortak refahın, kalıcı barışın ve karşılıklı saygının sarsılmaz temeli olmasını dilediğini vurguladı.

İlginizi Çekebilir