Ramazan’da Mide ve Bağırsak Sağlığı İçin Uzman Önerileri

Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Alpaslan Tanoğlu, ramazanda mide ve bağırsak sağlığını korumak için lifli beslenme, ağır ve kızartılmış yiyeceklerden kaçınma, suyu zamana yayarak içme ve sahur sonrası hemen yatmama önerisinde bulundu. Özellikle reflü ve gastrit hastaları için uyarılar yaptı.

Gastroenteroloji Uzmanı Alpaslan Tanoğlu, ramazan ayında en sık görülen kabızlık, şişkinlik ve reflü şikâyetlerine karşı dengeli ve ölçülü beslenme uyarısında bulundu.

Ramazan ayında uzun süreli açlık sonrası sindirim sistemine ani ve ağır yük bindirmenin mide ve bağırsak sorunlarına yol açtığını belirten Prof. Dr. Alpaslan Tanoğlu, özellikle iftar ve sahurda yapılan beslenme hatalarının birçok şikâyetin temelini oluşturduğunu söyledi.

Lif tüketimini artırın

Kabızlık ve şişkinlikten korunmanın ilk kuralının iftar ile sahur arasında lifli gıda tüketimini artırmak olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tanoğlu, şu önerilerde bulundu:

  1. İftarda bol yeşillikli salataya yer verilmesi
  2. Haftada en az 2-3 gün kuru baklagil veya zeytinyağlı sebze tercih edilmesi
  3. Beyaz ekmek ve pide yerine tam tahıllı ürünlerin tüketilmesi

Bu beslenme düzeninin bağırsak hareketliliğini destekleyerek sindirim sisteminin düzenli çalışmasına katkı sağlayacağını ifade etti.

İftarda ani ve ağır yükten kaçının

Gün boyu dinlenen mideye bir anda aşırı miktarda yemek yüklenmesinin hazımsızlık, yanma ve şişkinliğe yol açabileceğini belirten Tanoğlu, orucun su ve hurmayla açılmasının ardından az yağlı bir çorba içilmesini ve ana yemeğe geçmeden önce 5-10 dakika ara verilmesini önerdi.

Kızartma, kavurma ve yoğun baharatlı soslar yerine haşlama, ızgara veya fırında pişirilmiş yemeklerin tercih edilmesi gerektiğini kaydeden Tanoğlu, lokmaların küçük alınması ve iyi çiğnenmesinin de sindirimi kolaylaştırdığını söyledi.

Sahurda doğru besin seçimi önemli

Sahurun stratejik bir öğün olduğunu belirten Prof. Dr. Tanoğlu, mideyi yormayacak ancak gün boyu tok tutacak protein ve lif ağırlıklı besinlerin tercih edilmesi gerektiğini ifade etti. Yumurta, peynir ve tam tahıllı ekmek gibi besinlerin reflü riskini azaltabileceğini aktardı.

Gece tüketilen yağlı ve tuzlu gıdaların susuzluk ve mide problemlerine yol açabileceğini belirten Tanoğlu, pastırma ve sucuk gibi işlenmiş ürünlerin reflü ataklarını tetikleyebileceğini söyledi.

Şerbetli tatlılar ve asitli içecekler riskli

Bol şerbetli hamur işi tatlıların mide mukozasını tahriş ederek gastrite yol açabileceğini ifade eden Tanoğlu, acı soslar, fazla sarımsak-soğan içeren yiyecekler ve asitli içeceklerin de özellikle gastrit ve ülser hassasiyeti olan kişilerde ciddi rahatsızlıklara neden olabileceğini kaydetti.

Yemekten hemen sonra tüketilen koyu çay ve kahvenin mide kapakçığını gevşeterek reflüyü artırabileceğini belirten Tanoğlu, çok soğuk suyun da mideyi olumsuz etkileyebileceğini söyledi.

Sahurdan sonra hemen uyumayın

Sahurdan hemen sonra uzanmanın mide asidinin yemek borusuna kaçmasına neden olabileceğini dile getiren Tanoğlu, göğüste yanma ve ağızda acı tat şikâyetlerini önlemek için yemekten sonra en az 45-60 dakika dik pozisyonda kalınmasını önerdi.

İftardan yaklaşık bir saat sonra yapılacak 20-30 dakikalık hafif tempolu yürüyüşün bağırsak hareketlerini artırarak sindirimi destekleyeceğini belirten Tanoğlu, probiyotik içeren yoğurt ve kefirin de bağırsak florasını güçlendirdiğini ifade etti.

Suyu zamana yayarak tüketin

Suyun tek seferde değil, iftar ile sahur arasına yayılarak içilmesi gerektiğini vurgulayan Tanoğlu, bu yöntemin mide şişkinliğini önleyeceğini ve böbrek yükünü azaltacağını söyledi.

Risk grubundakilere uyarı

Aktif mide veya onikiparmak bağırsağı ülseri olanlar, inflamatuar bağırsak hastalığının alevlenme dönemindekiler, sindirim sistemi kanseri tedavisi görenler ve ileri karaciğer hastalığı bulunan kişilerin oruç kararı öncesinde mutlaka uzman görüşü alması gerektiğini belirten Tanoğlu, safra kesesi taşı olan ve sık atak geçiren kişilerin de ağır iftar yemeklerine karşı dikkatli olması gerektiğini kaydetti.

Prof. Dr. Tanoğlu, dengeli, ölçülü ve bilinçli beslenmenin; lif tüketimini artırmanın ve ağır yemeklerden kaçınmanın daha konforlu bir ramazan süreci sağlayacağını sözlerine ekledi.

Exit mobile version