Mahmut Arıkan: “28 Şubat En Sinsi ve En Kirli Darbelerden Biri”

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Konya’daki programda 28 Şubat sürecine ve Necmettin Erbakan’ın mücadelesine dikkat çekti. Darbenin arka planında ekonomik ve uluslararası nedenler bulunduğunu belirten Arıkan, Milli Görüş vurgusu yaptı.

SP Genel Başkanı Mahmut Arıkan, 28 Şubat sürecinin arka planına dikkat çekerek darbenin temelinde ekonomik ve uluslararası hamlelerin bulunduğunu söyledi.

Mahmut Arıkan, partisinin Konya İl Teşkilatı tarafından düzenlenen “Geleneksel Konya İftarı” ile “İnsanlık İçin Çalışan Adam Necmettin Erbakan” programına katıldı. İftar sonrası teşkilat mensuplarına hitap eden Arıkan, Necmettin Erbakan’ı anarak, fikirlerinin zaman geçtikçe daha iyi anlaşıldığını söyledi.

Arıkan, “Erbakan hoca haklıymış” sözünün hem memnuniyet hem de burukluk barındırdığını ifade ederek, uyarıların çoğu zaman gerçekleşmesinin ardından haklılığının teslim edildiğini belirtti. Erbakan’ın yalnızca Türkiye için değil, tüm insanlık için bir ekol olduğunu dile getiren Arıkan, onun mücadelesinin Siyonizm’e ve faiz sistemine karşı kararlı bir duruş içerdiğini kaydetti.

‘28 Şubat En Sinsi Darbelerden Biri’

28 Şubat sürecinin 29’uncu yıl dönümüne işaret eden Arıkan, Cumhuriyet tarihinde birçok darbe yaşandığını ancak 28 Şubat’ın en sinsi ve en kirli müdahalelerden biri olduğunu savundu. Arıkan, sürecin iki temel sebebi bulunduğunu belirterek, bunlardan birinin rant düzeninin sona erdirilerek denk bütçe uygulamasına geçilmesi, diğerinin ise D-8 oluşumunun hayata geçirilmesi olduğunu söyledi. Bu adımların hem içerideki çıkar çevrelerini hem de dış güçleri rahatsız ettiğini öne sürdü.

Erbakan’ın hiçbir baskı karşısında geri adım atmadığını dile getiren Arıkan, onu anlamanın faiz eleştirisini bir söylem değil sistem sorgulaması olarak değerlendirmekten geçtiğini ifade etti. Sorunun yalnızca faiz oranları değil, servetin belirli kesimlerde toplanması olduğunu belirten Arıkan, Milli Görüş anlayışındaki “milli” kavramının dar kalıplarla açıklanamayacağını vurguladı.

28 Şubat sürecinin seküler-dindar ya da asker-sivil gerilimi şeklinde okunmaması gerektiğini savunan Arıkan, bunun küresel sömürü düzeninin ülke kaynakları üzerindeki tasarrufu olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Yoksullukla mücadelenin göstermelik organizasyonlarla değil, ülkenin dört bir yanında adalet temelinde yürütülmesi gerektiğini kaydetti.

Exit mobile version