İstanbul Kadıköy’de faaliyet gösteren bir danışmanlık firmasının, internet ve sosyal medya platformlarında verdikleri sahte ilanlarla yüzlerce iş arayan vatandaşı dolandırdığı iddia edildi. “İş garantili güvenlik görevlisi sertifikası” vaadiyle kurbanlarını seçen şebekenin, imzalattığı sözleşmelerin alt kısmını keserek senede dönüştürdüğü ve bu belgelerle mağdurlar hakkında yasa dışı icra takipleri başlattığı ortaya çıktı. Tuzak kurulan mağdurlar arasında engelli vatandaşlar ile reşit olmayan çocukların da bulunması infial yarattı.
Ekonomik olarak zor günlerden geçen ve iş bulma ümidi taşıyan yüzlerce vatandaş, Kadıköy merkezli bir danışmanlık firmasının organize ettiği akılalmaz bir dolandırıcılık şebekesinin hedefi oldu. İnternet sitelerine ve sosyal medya mecralarına “Kendi bölgenize kimlikli-kimliksiz iş yerleştirmesi yapılacaktır” şeklinde cezbedici ilanlar veren firma, başvuru yapan kişilere hukuki tuzaklar kurdu. Süreç, başvuran kişilere formalite icabı denilerek imzalatılan belgelerin aylar sonra icra takibine dönüşmesiyle gün yüzüne çıktı.
“17 YAŞINDA ATTIĞIM İMZA 3 YIL SONRA 16 BİN LİRALIK İCRA OLARAK DÖNDÜ”
Şebekenin ağına düştüğünde henüz reşit bile olmayan 17 yaşındaki G.Y. (21), yaşadığı derin mağduriyeti ve karşılaştığı hukuki tuzağı şu sözlerle aktardı:
“İşe başvuru yaptığımda henüz 17 yaşındaydım. Gittiğimde benden güvenlik sertifikası talep ettiler. Olmadığını söyleyince, ‘Biz bunun eğitimini ve belgesini 7 günde veriyoruz’ diyerek önüme bir evrak koydular ve imzalattılar. Eve gidip firmayı internette araştırınca yüzlerce dolandırıcılık şikayeti gördüm ve bir daha onlarla iletişime geçmedim. Reşit olmadığım için hukuken bir şey yapamayacaklarını düşünüyordum. Ancak tam 3 yıl sonra hakkımda icra takibi başlatıldığını öğrendim. O dönem 7 bin lira olan sahte borç, bugün faizlerle 16 bin liraya çıkmış. Benim yaşımda bir gencin bu paraya kolayca ulaşması imkansız.”
KAPORA TUZAĞI VE TELEFONDAKİ SERT TEHDİTLER
Bir diğer mağdur D.K. ise ilanlarda “herkes başvuru yapabilir” ibaresini görünce firmaya gittiğini söyledi. Önüne getirilen evrak karşılığında kendisinden önce 2 bin lira kapora, ardından 20 bin liralık toplam ödeme istendiğini belirten D.K., sistemin işleyişini anlattı:
“Bana heyet raporu alacağımı, rapor olumsuz çıkarsa kaporanın yanacağını ama borç kalmayacağını söylediler. İşe ihtiyacım olduğu için imzaladım ancak kapora vermedim. Ailem ‘bu iş tekin değil’ deyince vazgeçtim. Beni bir daha aramadılar, hiçbir eğitim ya da hizmet de vermediler. Meğer bize hiç bahsetmedikleri halde sözleşme süsüyle senet imzalatmışlar. 6 ay sonra mahkemeden icra kağıdı geldi. Firmayı arayıp ‘Bu yaptığınız dolandırıcılıktır’ dediğimde, ‘Gidin nereye müracaat ederseniz edin, imzaladığınız şey senet, kaçarınız yok, mahkemede görüşürüz’ diyerek sertçe tehdit ettiler ve telefonu yüzüme kapattılar. Mahkemeler belgede senet imzası olduğu için itirazlarımızı reddediyor, çaresiz kaldık.”
ENGELLİ VATANDAŞI BİLE BİLE İCRAYA VERDİLER
Şebekenin vicdansızlığı engelli kadrosundan iş arayan Taner Aras’ın yaşadıklarıyla bir kez daha gözler önüne serildi. Silahlı güvenlik eğitimi vaadiyle kendisinden 3 bin lira nakit kapora alınan ve boş senede imza attırılan Aras, hastaneden “sağlık durumu nedeniyle güvenlik görevlisi olamaz” yönünde olumsuz rapor aldı.
Bu resmi raporu firmanın WhatsApp hattına göndermesine rağmen aylar sonra icraya verildiğini belirten Aras, “Ben o senede karşılıksız imza attım, hastane olumsuz rapor verdi ama yine de beni icraya verdiler. Benim bir suçum yok” dedi. Şirket avukatının ise kendisini arayarak “Adliyeye gitmene gerek yok, parayı bana taksitle 18 bin lira olarak ver, olayı kapatalım” diyerek şikayeti engellemeye çalıştığını iddia etti.
SÖZLEŞMENİN ALTINI KESİP REŞİT OLMAYANLARA TUZAK KURDULAR
Mağdurların sesini duyurmak adına hukuki süreci başlatan ve senedin iptali için dava açan Avukat İbrahim Güllü, çetenin kullandığı yasa dışı yöntemi tüm çıplaklığıyla deşifre etti:
“Vatandaşlara gerekli olduğu söylenerek standart bir kurs sözleşmesi imzalatılıyor. Ancak bu sözleşmenin alt kısmında, içeriğe gizlenmiş bir senet (bono) bölümü var. Firma, imza alındıktan sonra bu alt kısmı makasla kesmek suretiyle bağımsız bir senet haline getiriyor. Üstelik bu firmanın valilikten veya ilgili bakanlıklardan onaylı herhangi bir güvenlik eğitimi ya da sertifikası verme yetkisi ve izni kesinlikle bulunmamaktadır. Yapılan işlem baştan aşağı nitelikli dolandırıcılıktır. 17 yaşındaki müvekkilimizin durumunda ise senedin üzerindeki tarihleri sonradan tahrif ederek, çocuğu imza tarihinde reşitmiş gibi göstermişler. Taksitli bir işlem olmasına rağmen tek ve emre yazılı bir senet düzenleyerek kanunu da arkadan dolanmışlar.”
TİCARET BAKANLIĞI’NA ACİL ÇAĞRI: BU FİRMA DERHAL KAPATILMALI
Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Başkanı Aydın Ağaoğlu da konuya ilişkin çok sert uyarılarda bulundu. Tüketicinin eline sözleşme nüshası verilmediği için mahkemede borcun “tüketici işleminden” kaynaklandığını kanıtlayamadığını belirten Ağaoğlu, şu uyarılarda bulundu:
“Kanuna göre taksitli işlemlerde senet düzenlenecekse bu nama yazılı olmalıdır. Çete ise bunu emre yazılı yaparak kambiyo senediyle doğrudan icra takibi başlatıyor. Hakim de bunu başka bir borç ilişkisi zannediyor ve tüketicinin itirazları sonuçsuz kalıyor. Vatandaşlar icra tehdidi altında on binlerce lirayı çaresizce ödüyor. Resmi izni olmadan bu aldatıcı ilanları veren firmanın Ticaret Bakanlığı tarafından derhal kapatılması ve yöneticileri hakkında cezai işlem yapılması gerekiyor. Vatandaşlarımız unutmasın; bir yere imza atıyorlarsa o belgenin bir kopyasını almak yasal zorunluluktur.”

