Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), mahkemenin verdiği mutlak butlan kararı ve liderlik ihtilafı nedeniyle siyaset tarihinin en gerilimli günlerinden birini yaşadı. Görevden uzaklaştırılan Genel Başkan Özgür Özel, Meclis kapısı önündeki engellemelere rağmen TBMM kürsüsünden “kumpas” vurgusu yaparken; Kemal Kılıçdaroğlu ise eş zamanlı olarak genel merkezde topladığı grupta “Koltuğa değil, partinin ahlakına talibim” diyerek meydan okudu.
MECLİS KAPISINDA ARBEDE VE ÇİFTE GRUP TOPLANTISI DEHŞETİ
Ana muhalefet partisi CHP bünyesinde, yargı organlarının aldığı “mutlak butlan” kararı sonrasında adeta yer yerinden oynadı. CHP Grup Başkanı ve mahkeme kararıyla genel başkanlık görevinden uzaklaştırıldığı belirtilen Özgür Özel’in TBMM’de grup toplantısı ilan etmesi üzerine, hamle sırası Kemal Kılıçdaroğlu’na geçti. Kılıçdaroğlu, göreve yeniden başlamasının ardından ilk grup mesaisini Meclis yerine Ankara Söğütözü’ndeki CHP Genel Merkezi’nde topladı.
Aynı saatlerde TBMM kampüsünde ise tam anlamıyla bir can pazarı ve kriz atmosferi hakim oldu. Özgür Özel’e destek vermek amacıyla Türkiye’nin dört bir yanından gelen kalabalık gruplar, Meclis Başkanlığı’nın “içeride olumsuz görüntü ve provokasyon yaşanmaması” gerekçesiyle aldığı ziyaretçi yasağı kararı doğrultusunda kapılardan içeri sokulmadı. Dikmen ve Meclis kapıları önünde toplanan binlerce partili sivil ve bariyerler önünde beklerken, Özgür Özel grup toplantısı öncesinde açık alanda halka hitap ederek yargı eliyle partiye darbe yapılmak istendiğini savundu.
Fotoğraf:Ankara, (DHA)
KILIÇDAROĞLU: “İRADESİNİ PARAYLA SATANLAR ARINACAK”
Genel Merkez konferans salonunda partililere ve milletvekillerine seslenen Kemal Kılıçdaroğlu, parti içi kurumsallığa ve ahlaki duruşa vurgu yaptığı sert bir konuşma gerçekleştirdi. Kendi kişisel kariyeri için koltuk davası gütmediğini iddia eden Kılıçdaroğlu, partinin Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü ve Bülent Ecevit’in mirası olduğunu hatırlatarak şunları söyledi:
“Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurultaylarında para, pul, şahsi çıkar ve pavyon köşelerinde delege pazarlıkları asla olmamıştır, olamaz. Biz bu partiyi kirlilikten kuruşu kuruşuna arındıracağız. Temiz siyaset inşa edeceğiz. ‘Ben sana para vereyim, sen bana oy ver’ diyen bir düzeni bu şanlı çatı kabul etmez. İradesini parayla satanların bu partide yeri yoktur. Mutlak butlan davasını bu partinin başına bela edenlerden, uyuşturucu baronlarından ve halkın parasını gasp eden beşli çetelerden hesap sormazsam namerdim. Kim kirlilikten medet umduysa onlara ‘güle güle’ diyeceğiz. Genel başkanlık makamı kimseden talimat almaz, vesayet kabul etmez.”
Fotoğraf:Ankara, (DHA)
Konuşmasında ekonomi yönetimini ve dış politikayı da eleştiren Kılıçdaroğlu, İngiltere’den getirildiğini belirttiği Mehmet Şimşek’in enflasyonu düşürmek yerine fakir fukarayı ezdiğini, köşeyi yine rant çevrelerinin döndüğünü iddia ederek bu bozuk düzeni kökten değiştireceklerini vaat etti.
ÖZGÜR ÖZEL: “ERDOĞAN’I RAKİPSİZLEŞTİRME KUMPASIDIR”
TBMM’deki grup kürsüsüne çıkarak konuşmasını gerçekleştiren Özgür Özel ise yaşanan hukuki süreci “AK Parti yargısının bir darbe girişimi” olarak nitelendirdi. Meclis kapısı önünde siper olan partililerin Türkiye demokrasisine bedenlerini koyduğunu söyleyen Özel, karşı karşıya kalınan durumun bir iç mesele olmadığını iddia etti.
Kürsüden çok sert ifadeler kullanan Özel, şu analizleri paylaştı: “Bugün bu kürsüde seçilmiş Genel Başkanın konuşuyor olması, Dikmen Kapısı önündeki binlerin ve sizlerin irade zaferidir. Karşı karşıya olduğumuz bu çelme takma operasyonu, CHP’yi güçlü kaslarıyla birlikte ortadan kaldırarak Recep Tayyip Erdoğan’ı gelecekte rakipsizleştirme senaryosundan başka bir şey değildir. Birileri çıkmış ‘Paralel CHP’ yalanını uyduruyor. Biz bu köhnemiş, yozlaşmış zihniyeti genel merkezden Meclis’e yürürken çoktan geride bıraktık. Bizlere, namuslu arkadaşlarımıza FETÖ ağzıyla ‘hırsız’ ya da ‘paralel’ yaftası yapıştıramazsınız. Burası bindirilmiş kıtaların, oradan buradan toplanmış serseri güruhunun meşruiyet devşireceği bir yer değil; burası seçilmişlerin, milli iradenin tecelligahıdır. Önce kurultayımızı demokratik standartlarda yapacak, ardından iktidara yürüyeceğiz.”
72 İL BAŞKANINDAN ORTAK BİLDİRİ: “25 TEMMUZ’DAN ÖNCE OLMALI”
Ankara‘daki bu liderlik savaşının eş zamanlı olarak sürdüğü dakikalarda, CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ve Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin liderliğinde toplanan 72 il başkanı TBMM çatısı altında ortak bir basın açıklaması yayınladı.
Bildiri metnini okuyan CHP Adana İl Başkanı Anıl Tanburoğlu, Türkiye’nin kaybedecek vakti olmadığını belirterek partinin kurumsal hafızasının kurultaylar üzerine kurulu olduğunu anımsattı. Mahkeme salonlarındaki gerilimin sokağa taşmasını engellemenin yegane yolunun sandık olduğunu ilan eden 72 il başkanı, “Partimizin büyük kurultayının yapılacağı tarih, 25 Temmuz 2026’dan önce olacak şekilde acilen belirlenmeli ve kamuoyuna ilan edilmelidir. Bizim seçilmiş genel başkanımız Özgür Özel, Cumhurbaşkanı adayımız ise milletin oylarıyla tescillenen Ekrem İmamoğlu’dur. Örgütlerimiz kurultaya da iktidara da tam kadro hazırdır” diyerek tavırlarını netleştirdi. Siyasi analistler, partinin bu derin idari krizden nasıl çıkacağını kurultay tarihinin resmileşmesinin ardından göreceklerini belirtiyor.

