Akkuyu’da 2026: Türkiye Nükleer Lige Giriyor

TESPAM Başkanı Oğuzhan Akyener, Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde 2026’nın “devreye alma yılı” ilan edilmesini tarihi eşik olarak değerlendirdi. İlk ünitenin devreye girmesiyle Türkiye’nin nükleer elektrik üreten ülkeler ligine katılacağı ve elektrik üretiminin yüzde 10’unun karşılanacağı belirtildi.

TESPAM Başkanı Oğuzhan Akyener, Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde 2026’nın “devreye alma yılı” ilan edilmesini Türkiye’nin enerji tarihinde stratejik bir eşik olarak nitelendirdi. İlk ünitenin devreye girmesiyle Türkiye’nin fiilen nükleer elektrik üreten ülkeler arasına katılacağı belirtildi.

Türkiye Enerji Stratejileri ve Politikası Araştırma Merkezi (TESPAM) Başkanı Oğuzhan Akyener, Akkuyu Nükleer Güç Santrali için 2026 yılının “devreye alma yılı” olarak duyurulmasının, yalnızca teknik bir aşama değil, Türkiye’nin enerji vizyonunda yapısal bir dönüşüm anlamı taşıdığını söyledi.

Akyener, Akkuyu’nun yarım asırlık bir perspektifle planlanan stratejik yatırım olduğuna işaret ederek, sürecin Türkiye’yi enerji ithalatçısı kimliğinin ötesine taşıyacağını, yüksek katma değerli teknoloji üretiminde söz sahibi olma hedefini destekleyeceğini belirtti. 2026’nın, Türkiye’nin nükleer teknolojiye sahip ülkeler arasında yer aldığı yıl olarak kayda geçeceğini ifade eden Akyener, bunun enerji dış ticaret açığını azaltacak en önemli adımlardan biri olduğunu dile getirdi.

“Türkiye Nükleer Elektrik Üreten Ülkeler Arasına Katılıyor”

Birinci üniteden sağlanacak ilk elektriğin yalnızca arz güvenliğine katkı sunmayacağını vurgulayan Akyener, Türkiye’nin küresel nükleer ekosistemdeki konumunun da yeniden tanımlanacağını söyledi. On yıllardır hedeflenen nükleer enerji sürecinin artık somut üretime dönüştüğünü kaydeden Akyener, 2026 kararının mevzuat, insan kaynağı ve uluslararası iş birliklerinin sonuç verdiği bir aşamayı temsil ettiğini belirtti.

2027 itibarıyla ilk ünitenin toplam elektrik üretimine katkısının yaklaşık yüzde 2,5 seviyesinde olmasının beklendiğini aktaran Akyener, tüm üniteler devreye girdiğinde santralin Türkiye’nin elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 10’unu karşılayacağını ifade etti.

“Uluslararası Çevrelerde Oyun Değiştirici”

Akyener, Akkuyu’daki ilerlemenin uluslararası nükleer çevreler tarafından yakından izlendiğini belirterek, projenin küresel nükleer sanayi açısından da “oyun değiştirici” olarak değerlendirildiğini söyledi. Yerelleştirme oranının yüzde 50’ye ulaşarak 11 milyar doları aşmasının Türk firmalarını küresel tedarik zincirinde daha etkin konuma taşıdığını kaydetti.

Mersin’in proje sayesinde önemli bir kalkınma merkezi haline geldiğini belirten Akyener, nükleer sektörde oluşan her doğrudan istihdamın geniş çaplı bir ekonomik ekosistem yarattığını vurguladı.

“Türkiye Teknik Olarak Nükleer Güç Ülkesi Olacak”

TESPAM Teknoloji A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Uğur Çevik de birinci ünitenin tamamlanma aşamasına geldiğini belirterek, taze nükleer yakıtın 2023’te sahaya ulaşmasıyla tesisin nükleer statü kazandığını hatırlattı. İlk ünitenin devreye alınmasıyla Türkiye’nin teknik olarak nükleer güç ülkesi tanımına kavuşacağını ifade etti.

Tam kapasiteye ulaşıldığında santralin Türkiye’nin elektrik talebinin yaklaşık yüzde 10’unu karşılayacağını kaydeden Çevik, 60 yıllık işletme ömrünün 20 yıl daha uzatılabileceğini ve bunun uzun vadeli enerji güvenliği açısından kritik önem taşıdığını dile getirdi.

50 Milyar Dolarlık Katkı ve Karbon Avantajı

Çevik, inşaat sürecinde oluşan yerli tedarik zinciri sayesinde yüzlerce Türk firmasının nükleer kalite standartlarında üretim yetkinliği kazandığını, toplam ekonomik katkının yaklaşık 50 milyar dolar seviyesinde öngörüldüğünü belirtti.

Nükleer enerjinin çevresel boyutuna da değinen Çevik, Akkuyu tam kapasiteye ulaştığında yıllık yaklaşık 35 milyon ton karbon salımının önüne geçilebileceğini, bunun Türkiye’nin karbon nötr hedefleri ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması kapsamındaki yükümlülükleri açısından önemli avantaj sağlayacağını söyledi.

Exit mobile version